bir gün ki, güneş donacak kadar güzel
gökyüzü masmavi bulutsuz ve pürüzsüz
bir adamın hikayesi işte böyle bir günde başladı
şehrin kapıları o adam için açılmıştı
uzaktan gelmiş bir yol yorgunu
şehrin girişinde birkaç adam gördü
hayat hep böyle midir
gülücüklerle mi içirir gözyaşlarını
yoksa kedersiz mutluluktan tadan hiç olmuş mudur
hayat hep böyle midir
kan kasesiyle mi tattırır zaferleri
Kıyısından izleyeceksin hayatı
Hiç dokunmadığın denizleri izler gibi
Yamaçlarında yürümediğin dağları izler gibi
Hiç gitmediğin ülkeleri filmlerden izler gibi
Kıyısından izleyeceksin hayatı
nereden bilirsin gözlerimdekinin yaş olduğunu
bir yangının ilk kıvılcımları olamazlar mı
sanır mısın ki unutulur yüreğe işlemiş acılar
ahıyla yeri ve gökleri yakamazlar mı
Hold on me my sweetheart
I will come with together winter
I will pour as snow
I will hug you as a white seas
Hold on we my sweetheart
ölüme gider gibi git buradan
bensiz nefes almasın yüreğin
yine de bir umuttur yaşatan insanı
kapıları kilitli evler gibi bekleyeceğim seni
sen hiç benim kadar susadın mı
dilin damağın kurudu mu aşk yüzünden
yüreğini yaktı mı hasretlik ta derinden
cız etti mi hiç ciğerlerin acı çektirirken
kelimelerin gözyaşlarında ıslandı mı ellerin
bir yağmur öncesiydi
çöl gibi susamıştı yüreğim
kumdan bir denizde
ne vakit belirseydi hayalin
su, can ve kan diye
varlığına koşardı yüreğim
gittin mi ardına bile bakmayacaksın
bir güvercin gibi göklerde kaybolacaksın
eğer özgürlüğünü satmamışsan
paraya, pula ya da bir erkek veyahut bir kadına
kapılar örülmüş
mutluluk nefes alamıyor anne
bugün korktuğu için değil
pişman olduğu için ağlıyor çocuk




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!