desem ki Süveyda aşkı anlatma bana
konuşma öyle uzaktan uzaktan
hadi gel, dur öylece yanımda
desem ki Süveyda güneşi anlatma bana
çoktan söndü ruhumun feneri
Bir şiir yazsam kırılan kalbinin üstüne
Yaraların beni affeder mi
Mutlu olur mu gözlerin
Gitmekle kalmak arasındaki ellerin
Hiçbir yere gidemeyen ellerimden tutar mı
zamana…
kelimeler tükendiğinde
gecenin gözyaşları gibi kayan
yıldızlar gelir aklına
cehennemde üşüyorsak
üstüne üstlük yetmiyorsak
yetinemiyorsak
ya fazla ya da eksik kalıyorsak
karanlık ruhum
nur-u vechinden utanıyor
gözlerimi kaldırıp da bakamıyorum
saatler hep böyle kan revan akıyor
uzatsam ellerimi tutamıyorum
bin söz anlatamazken kederimi
inanmışsanız bir şeye
ve adanmışsanız Rabb’inize
tükürün korkunun yüzüne
inanmak avuçta bir kor olsa bile
kırbaçlar inse, yıldırımlar düşse
mutluluğun ufkunda battı güneşim
bal gözlüm, gece yüzlüm
sensiz yarım ve yapayalnızım
kılıç gibi saplanırken yokluğun
ne acılar yaşadım bilemezsin
artık kimseyi beklemeyecek saatler
gözler pencerenin ardında saklı kalmayacak
ve duvarlarda yürümeyecek hayaller
artık kimseyi beklemeyecek saatler
bir bakış önünde uzayıp gitmeyecek yollar
her an seni düşünen
kalbi senle atan
biri var
özleminle her dakika yanıp tutuşan
bu ıssız gecelerde sabahı bekleyen
biri var
her şeyi ben uydurdum
buketteki çiçekler hiç açmadı
seni beklerken soldurmadım onları
hayaldi yağmurlar
hiç ıslanmadı kaldırımlar
gözlerin hiç ağlamadılar




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!