Dağların omzunda bir sabah,
taş şehirlerin üzerinde
altın renkli bir ışık dolaşır.
İnti doğar yeniden,
göğe yükselir sessizce.
Toprağın nabzı hızlanır,
ırmaklar kendi dilinde konuşur.
Eski bir halk,
güneşin çocukları olduğuna inanır.
Çünkü insan bazen
kendisini anlayabilmek için
gökyüzünde bir akraba arar.
Ben de aradım.
Yıldızlarda, dağlarda,
rüzgârın taşıdığı uzak seslerde...
Bir zamanlar
güçlü olmayı kartalın keskinliğinde,
sevmeyi güneşin sıcaklığında,
bilgeliği dağların sessizliğinde aradım.
Sonra anladım:
Kartal da düşer,
güneş de batar,
dağların da gölgesi vardır.
Hiçbir kutsal anlatı
insanı kendi sorumluluğundan kurtarmaz.
Hiçbir yıldız
yanlış attığım adımı geri alamaz.
Ama mitler bize
başka türlü bakmayı öğretir.
Kendimizden büyük bir bütünün
küçük, fakat anlamlı bir parçası olduğumuzu
hatırlatır.
Ey İnti!
Bana yalnızca ışığını verme.
Kendi gölgemden kaçmamayı da öğret.
Bir gün yeniden doğduğunda
ben de yeniden doğmuş olayım:
Daha az kibirle,
daha çok anlayışla,
başkasının ruhuna hükmetmeden,
kendi ruhuma sahip çıkarak.
Ve eğer bir gün
bir başkasının karanlığına ışık olursam,
bunu kendimi güneş sandığım için değil,
bir zamanlar karanlıkta kaldığımı
unutmadığım için yapayım.
Kayıt Tarihi : 24.10.2026 11:26:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!