İnsan sever mi Şiiri - İsmail Akyüz

İsmail Akyüz
308

ŞİİR


5

TAKİPÇİ

İnsan sever mi


İnsan insanının kurdudur. Thomas Hobbes

insan sever mi

eski bir evin sıvaları dökülmüş duvarında
çakılıp kalmış paslanmış teneke sokak tabelası
üzerinde tükenmiş hayatlar sokağı yazılmış beyaz
büyük harfler altında ucu sivri bir ok uzamış gidiyor
aşınmış sokak taşlarının üzerinden sekip
kim bilir kimin hayallerindeki bir yüreğe saplanacak
sonrası yeni bir umut yeni bir aşk yeni bir tükeniş
karalar bağlamış şu dünyada sevgiye sıla olan
yürek kadar güzel
yürek kadar kocaman ne var
bitkileri hayvanları sığdıracak kadar
ve insanları bile alacak kadar
hiç ayırmadan


yaşayacaksın hayatta bu kaçınılmaz bir borç
gün gelip ödeyeceksin bedelini her ne olursa
olsun yaşamak güzel
güneşin doğuşu kadar
masmavi gökyüzünü
rüzgarı yağmuru bulutları
görmek hissetmek
hoş bir müzik dinlemek
bir film izlemek
bir kitap bir şiir
bir fincan kahve
bir duble rakı
bir kadeh şarap
aşık olmak
yaşamak doyasıya
insan yaşadıkça severmiş hayatı
kederlerle hüzünlerle sevgilerle
acı bir ekmek gibi kabarıp pişermiş
hani çivi çiviyi sökermiş derler ya
öylesine inatla
bağlanırmış yaşamaya
bir dostu görmek
elini sevgiyle sıkmak
sıcaklığını hissetmek
dudaklardaki tebessüm
avare avare gezinmek
vitrinlere bakmak
otobüse vapura binmek
birilerine yardım etmek
bir sokak köpeğini sevmek
bu kadar basit yaşamak

yürek çiti olmayan açık bir bahçe
hiçbir zaman kapanmayan
hiçbir zaman dolmayan
sevdiği her canı koysa da
her zaman sevgiye aç
değer verilenler
gün gelir giderler
kiminin ardında derin izler
kiminin derin bir boşluk
hiçbir zaman dolmayan
önce sevgiler azalır
kapılar usul usul kapanır
birer birer dışarı atılır
yürekteki son kırıntılar
yalnızlığın adını koyar
karşılanamayan
hüzünler
kederler


telefonun alarmı çalıyor
sabah olmuş çabuk kalk
ne kadar uyudunsa uyudun
rüyalarını yastığında bırak
unutmadan
hemen hazırlan düş yollara
geç kalmadan
kahvaltı olmasa da olur
yetişmek gerek
ekmek parasına
evde bıraktığın kalabalığa
iyice tembihle akşama
beklesinler seni yine sessizce
at kendini sokağa
bir an önce
bir derin nefes al
ve başla yeni bir güne
geçip giden otobüs
istasyonda bekleyen tren
iskeleye yanaşan vapur
salkım saçak insanlar
telaşlı bir kalabalık
uzaktan görülen yalnızca

arala yaşamı
koparıp at
yapışanı
alışmışlığı
hisset insanı
uzan
gözlerinle
görmek için
kederli
sevinçli
düşünceli
farklı görünen
aynı insanlar
şehri kaplayan
binaları
gökdelenleri
tüm yaşam alanlarını
durmaksızın dolduran
tüketmek için ne olursa
onlar için üretim
onlar için markalar
onlar için mağazalar
marketler sinemalar
otoparklar fabrikalar
silme dolu mezarlıklar

her sabah
güneş doğuyor ya
yeniden başlıyor
o kısır döngü
insan
üretim
tüketim
toplum
teknoloji
kalkınma
yediğimiz
içtiğimiz
aldığımız
tükettiğimiz
her şey
üreten
insan
tüketen
insan
görebilsek
bilebilsek
insan
insanı
tüketir
diyebilsek
kendimize
söylesek
cesaret

insan insanın da sebebi
ana rahmine
düşüren
doğuran
doğmakla başlıyorsun
tüketmeye
tükenmeye
önce ananın memesini sömürüyorsun
sütünü emeğini günlerini gecelerini
ananda seninle birlikte tüketiyor kendini
büyütmek isterken seni geçiyor yıllar
tükettiklerinle büyüyorsun
sen çevrendekiler herkes
birinden bir şeyler tüketiyor
önce okula gidiyorsun sınıflar öğrenciler
sınıf temsilcisi öğretmen baş öğretmen
annen babandan bildiğin o hiyerarşik düzen
usul usul öğreniyorsun tarihi coğrafyayı matematiği
insanlığın geçmişini sonra savaşları
birbirini öldürenleri hırsı nefreti parayı
gün geliyor sevgi kulağına çalınıyor
bilmek yaşamak istiyorsun sonra
bir köpek yavrusundan
bir minik kuzudan
sevmeyi sevilmeyi öğreniyorsun
sevgiyi içine sindiriyorsun


hayvan diyorsun
insana kötülük yapmaz
bitkiler çiçekler de yapmaz
yağmurlar yapmaz
güneş yapmaz
gökyüzü de yapmaz
öğrendiğin sevgiyi onlarla paylaşıyorsun
renklerini kokularını yapraklarını dallarını
seviyorsun biriktiriyorsun yanı başında
hep öyle olacak sanıyorsun
sonra bir insan olsun istiyorsun
biri gelip giriyor yüreğine
önce bir sevinç
bir mutluluk
sonrası yangın yeri virane
insandır en çok insanın tükettiği diyorsun
kimse duymuyor

gelip geçiyor günlerimiz
bugünü yaşamadan bitiriyoruz
yaşadığımıza şükrediyoruz
sonra yarını bekliyoruz
durmadan ertelediğin
durmadan beklettiğin
bu hayat kimin
kimin için yaşıyorum
diyorsun
kendine sorup
tükeniyorsun
kendini de tüketiyorsun
insan dediğin ömür törpüsü
anlatamıyorsun
vazgeçmiyorsun

İsmail Akyüz
Kayıt Tarihi : 26.07.2026 12:55:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!