hareketsiz kalır düşler
yüreği yaralı güvercin gibi
inzivaya çekilir yarım yamalak birkaç duygu
gece yağmuru zamanları
“benim sadık yarım kara topraktır”
insan ve sadık yarı kara toprak
ikisi birbirlerine hayat bahşeder
ilk önce toprak insana can verir
sonra insan toprağa
Toz pembe tüllerin arkasına saklanan o sahte cennetler yıkılıyor;
ekranların soğuk ışığında büyüyen
yalnızlığın, bencilliğin ve yapayalnız yok oluşların
acı gerçeğini haykırıyor yüzlerimize
baştan aşağıya dolaşır bedenimi bir ürperti
hülyalar çoraklaşır içimde
büyüleyici bir dolunay gecesinde
yorgun düşer umutlarım
günahlar zihnimin yüklenemeyeceği cinsten
bütün adreslerin çoğu yanlış
haziran sonu sabahı bütün sokaklar
bir fırın ağzı gibi insanı kapıyor
çiğniyor, yutuyor
ara yerde bir gölge parçasına
şimdi sonbahar iklimi
uzak tepelerde kar
içimde efkar eriyor
savrulmuş , masa üstünden şiirlerim
kulağımda bir memleket türküsü
dağlarda tepeleme yığılmışken
ise bulanmışken karlar
mor göklerde
başımı buz gibi havalarda unuttum
postallarımı amansız taşkınlarda bıraktım
Allah’tır yer ve göğün sahibi
O’nda bütün yaratılış sırrı
Her feyiz her olgunluk her ümit
Yokluktan hikmetli hayatlar fışkırtır
Evrenin tek tek atomlarını
Allah’tır tüm alemlerin banisi
şartlar değişince değişirsin bazen
ruhun yorgun düşer
endişelerin harmanlanır dermanın biter
bir imtiyaz nişanesi iner usun sınırlarına
arşa asılmış kandillerden
mor bir gölge düşer




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!