Altın ışıklarıyla ihtişamlı sonbahar geldi , gidiyor .
Artık tabiat kendi içine dürülüp nefeslenerek
uyumayı seçecek.
Sararıp solacak ağaçların benzi,
hayatım boyunca yüreğimi teskin eden huzuru
hep doğada buldum
rüzgar fısıldar kulağına en sakininden toprağa uzanır
gökyüzü ile konuşursun
taşıyor güvertem en yakın öfkelerimin ölüsünü
asıl gelgitler okyanus dalgalarından müteşekkil
bu gemi istediğim yerde değil hala
elimdeki pusula aynı ,
yol aynı ,
Peygamberimiz H.Muhammad Mustafa (s.a.v)in hatırasına ithafen
Hayat hikayesinin 84.bölümü
ateşlere sürgün sancılarda eflatun düşünceler çoğalır
kelimeleri tutsak olmuş zamanları
kafamda çözülmesi zor düğümler
doğmayan güneşin karanlığına eş
altlarından ırmaklar akan köşklere kilitli
bu zorlu bilmecelerin ödülü cennet mı olacak
şeffaf bir örtü gibi tesettürlü
içime sığmayan heyecanlar
çok yorucu
anlatılırken , mana verirken, ifade ederken
konuştururken bir hicranın vaveylasını
içerisinden yürek sızısını çıkarıp harflerle bezemek
lezzete dönüştürmek
pek zor
bir adım ötede pervazlara konmuş
birazdan uçup gidecek saka kuşları
dikenli tellerin mıhlarına ruhlarını terk edip
artık batışa yönelmiş yevm
mevsimleri çatlamış nehar girizgahının
Her cefâ bir lütf imiş
Aşkın derdiyle hemhâl olan gönüller için beşer mısralık bir "Muhammes" olarak kaleme alınmıştır.
Vezin: Fâ'ilâtün / Fâ'ilâtün / Fâ'ilâtün / Fâ'ilün
Yansun âteşlerle can, bî-kes ü nâlân olmasun yâ Râb
saçı sakalına karışmış bir şair edasıyla
azıcık ruhaniyetle alakalı
sonra aklıma gelenleri
bir kaç hayalden ibaret
biraz da sonbahar rüzgarı esintilerinden
şiirler yazdım
hüzünlü bir türkünün zaman nehrinde
o mistik havayı soluyarak,
bize ait olmayan diğer şeyleri dışarıda tutarak
öteye ,kayıp gitmesi değil mi?




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!