Beni aşağılayarak alay ederek kendinize dönüştüreceğinizi sandınız
yanıldınız beni bir ok gibi gerip çok uzaklara fırlatmış
olmanız sizlere bir şey kazandırmış olmadı kazanan
ben oldum bana kainatı okuttunuz var olun
Bırakma sen beni darda
Yüreğim yanıyor harda
Garip kulun her gün zorda
Bağışla geç günahımdan
Sensin alemlerin Şahı
Genç yaşımda düştüm gurbet ellere
Yokluk gurbet ele bağladı bizi
Ne çileler çektim ne günler gördüm
Yokluk gurbet ele bağladı bizi
***
Ne bir yerim vardı nede bir yurdum
Bağlantı sağlamak için köprü olanlar acımasızca
çiğneneceklerdir
Köprü olmak isteyenler veya olanlar bilsinler ki
hep çiğneneceklerdir
Azabım bitecek mi ne dersin ben ne yapacağımı
şaşırdım her anım her günüm zindan var mı
edeceksin yok mu her ne yaparsan yap yalnız
hemen yap ne olursun hep senin dediğin oldu
bir kerede bu aciz kulunu dinle yalvarıyorum
Azrail gelip de canım alınca
Kalır kuru ceset boş yavaş yavaş
Sevdiklerim baş ucuma gelince
Akar gözlerinden sel yavaş yavaş
***
Kimi neden öldüğümü sorarlar
Kendi çıkarına yanıma geldi
Kolay gelsin dedi yanımda durdu
Birazcık ayakta hal hattır sordu
Sazım değiş bir babalık yap ded
Kendimce düşündüm bilmem neyleyim
Babayı anlatmak ne kadar zordur
İçimde yanıyor sanki bir kordur
Babasız yaşamak inan çok zordur
Şimdi seni arar olduk biz babam
Bir dağ misali önümüzde dururdun
Sen Üstünlük tasladığın sürece Onu yok saymaktasın
fakat sen bunun farkında bile değilsin
Sen hiç bir şey olduğunun farkında vardığında sen yok
olacaksın gerçekten varlığın bir bütün olduğunu göreceksin işte dost doğru yol da budur sırat-ı müstakim
apaçık bir güneş gibi içine doğacaktır
Herkes yeri geldiğinde müminlikten bahsederler
mümin olduklarını söylerler müminin nasıl bir hayat
yaşadığını bilmezler kendilerini mümin ilan ederler
öyle bedava bir kurtuluş ve müminlik ve kurtuluş asla
olmamıştır ve asla olmayacaktır




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!