Ey gönlümün baş eğmez haylaz efesi
Sen sevdamın nazenin uysal kedisi
Dört mevsimde yağmur ömür güneşi
Yarınımın umudu yaşam müjdesi.
Aşkına eşkıyasın sevdana da asi
Bir bilinmez yoldayım yıllardır
Bilmiyorum gidişim nereye
Mevsimsiz bir göç benimkisi
Öylesine plansız duraksız rotasız
Belki de kendimi bulmak içindir bu arayışım.
Yolu yoldaşı olmayan bir göçebeyim bu dünyada
Şimdi uzaklardayım ey can
İçimde bir özlem fırtınası kopuyor
Suyunu toprağını
Ağacının yaprağını özlüyorum köyümün
Anamı babamı
Her şeyden tatlı anadilimi özlüyorum
İlacın var mıdır açtığın derde
Hadi gel yarayı sar da göreyim
Merhemini alıp kalbime sür de
Nasıl bir yar olduğunu bileyim.
Sevda nedir senden önce bilmezdim
Bugün sensizliğin ilk sabahı
Zaman gidişinin sonrası
İn cin henüz uykuda
Saat yokluğunu sen geçiyor.
Ne kötü sinmiş ayrılığın kokusu üstüme
Hayatımın her köşesi sen kokuyor
İMTİHANIM
Yaktığın ateşle yandı her yanım
Bu yangın ne zaman bitecek bilmem
Elimde tek kalan bir kuru canım
Onu da al artık bitsin bu çilem.
Gözlerin idam fermanım oldu
Aklım fikrim sabaha karşı infazda.
Tabureye tekme atmadan celladım
Son isteğim senin gelmen olsa
Bilesin ki yağlı urgan boynumda.
Ey can 💘
Bu aşka sebep olan
yalnızca ben değilim
Sen de boş değildin inkâr etme
Sevmiştin sen de
Gözlerinden belli
İNSAFSIZ RÜYALAR
Ey can
Sen miydin vakitsizce dünyama giren
Öylesine destursuz zamansız izinsiz
Ve henüz
Gözlerim uykuya doyamamışken
Yitik bir şehirim bozkırın ortasında
Toprağa gömülü suskun ve sessizim şimdi
Çekip gitti vefasız dostlarım uğruna can verdiklerim
Şimdi esen rüzgârların ve fırtınaların bile mola vermediği çorak bir toprak parçasıyım vasıfsız sıfatsız, tüm duygulardan arınmış.
Oysa ,
Her gelenin durağıydım bir zamanlar




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!