Ey bana bir günde dört mevsimi yaşatan hayat,
Rüyalarımda baharı
Hayallerimde yazı
Gerçek hayatta sonbahar ve kışı yaşatıyorsun.
Bil ki her mevsimden bir ders alarak devam ediyorum yoluma
Umudumu diri tutarak
Çaresiz aşk, buza yazılmış yazı
Ağustosta dondururmuş ayazı
Dil lâl olur hiç duyulmaz avazı
Seven sevdiğini almazsa eğer.
Boynu bükük âşık gözleri yaşlı
Canına kıydılar adın verenler
Bedenin torbaya büründü Narîn.
Azrailin oldu canım diyenler
Hayallerin toprağa gömüldü Narîn.
Kelebek bile uzun yaşadı senden
Bu bana açtığın ilk dert değil ki
Her sözün bir tuzak nasıl güvenem
Kafanda gezerken kırk tane tilki
Aşk yakın sen uzak nasıl güvenem .
Sabahın akşamın ayrı ayrı dert
Ezdin kırdın azarladın
Her tarafım yara bere
Dert verdin derman arattın
Sakın suç bulma kadere.
Olmaz ettin olur işi
Ketime eşqa te canê
Dilê min bû behra Wanê
Benda teme wê xanê
Soza te dawû kanê.
𝕯𝖊𝖛𝖗𝖎𝖒î.18.09.2024
Sen gittin gideli takvimler eksik
Özlemi güne aya ekleyeceksin.
Zamanı unuttum izanım kesik
Bu garip halimi görmeyeceksin.
Şimdi pencerende kanepedesin
Yine şafak sökmedi sabah çok uzak
kanla yoğrulmuş bu topraklarda
Henüz Sûr a üflemeden İsrafil
Nedendir bu z-amansız kıyamet.
Utanıyor mu acaba
zulme seyirci kalan insanlık
Nedendir bu şehirdeki matem havası
Ne için cem olmakta kara bulutlar
Göçmen kuşlar erken terk ediyor yuvalarını
İn cin top oynuyorken sokakta
Kimindir bu içimdeki sahipsiz düğün
Üstüme üstüme gelirken karanlık ve yalnızlık
Ne Dersin
İnceden içimi yakan ateşin
Dumanı o yare tüter mi dersin
Sevdamın elçisi beyaz güvercin
Yarimin kalbine gider mi dersin.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!