İçimde bir boşluk vardı;
hangi çağdan kaldığı bilinmeyen,
dibi görünmeyen bir kuyu gibi
gökyüzünü bile kendine çeken.
Kendime doğru yürüdüm;
yol, ayaklarımın altında içeri kıvrıldı.
Aynada yüzüm duruyordu hâlâ,
ama bakanın kim olduğu silinmişti.
Bir girdap dönüyordu içimde,
suyunu kendi karanlığından alan.
Her çıkış, biraz daha derine iniyor;
her kurtuluş, beni bana bağlıyordu.
İnsan, bazen kendi uçurumuna eğilir de
düşenin kendisi olduğunu
yankı sustuktan sonra anlarmış.
Gecenin dibinde paslı bir ışık,
unutulmuş bir yaranın ağzı gibi aralandı.
Elimi uzattım; parmaklarımda zamanın soğuk tortusu, avuçlarımda hiç yaşanmamış ihtimaller kaldı.
Varlığımın kıyısında hangi yokluğun
beni tamamladığını düşündüm.
Bir isim aradım kendime, hiçbir dile sığmayan.
Bulduğum, bir insan değildi;
karanlığın dibinde hâlâ dönen,
benden kopmuş ama bensiz de dönemeyen son yankımdı.
S. GÖL
Kayıt Tarihi : 10.10.2026 07:47:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!