Kan ve gülle yazılmalı gece,
İsyanın eyleme dönüştüğü saatlerde,
Soğuktan çatlamış dudaklarım
Ellerimde diken yarası al al,
Ve gözlerin gelmeli aklıma asi ve düşmanca,
Sonra titrek bir mum alevin sıcaklığı sarmalı geceyi,
yanlızığımın ortasına düşüyorsun bir çığ gibi
dağları delip,ormanları yıkıp geçen bir çığ
buz gibi soğuk ve umursamaz,
arkasına dönüp bakmaz.....
şiirlerinde okuduğum sen olamazsın,
bir bebek masumluğundaki cümleler,
Hayatımın tam orta yerinde buldum seni,
ruhuma sunulmuş bir günah gibi,
kanımda ateşten bir şarap,
kusursuz çırılçıplak bir gece,
tek başıma sana bir soluk kala
tek başıma sarıldığım yastığım değil,
Olmadı gönlüm olmadı,
mahşer-i kalabalıkta gönlüm dolmadı,
ahuzar ederken günlerim,
miyadım ömrüme dolmadı...
sebebi ihtiyacı sendin kan gibi,
Beşiktaş Kadıköy iskelesi arasında,
çığlık çığlığa martılara simit atarken,
sigaramdan bir nefes çekerken,
rüzgar kokunu bana getirirken
Kız kulesine gözüm ilişirken,
Haydarpaşa’dan son tren hakeret ederken
sen yokken;
her güne senin adını verdim,
senli günlerde uyanıyordum hayata,
takvimlerin her yaprağında adın,
günlerden sen,yarın sen,
sensiz yıllara çatmalarım,sataşmalarım,
sen yoksun ya;
bu dünyayı yok saydım,
renklerin içinde siyah,
tabutun içindeki beyaz,
birde kara toprağı sevdim...
Ölümüne sevmek;
çöllere düşüp,dağları delmekmidir...?
aşkın fırtınalı bir havada rüzgarlarla savrulması,
denizlerin köpürmesi,volkanların patlaması,
en kederleri müzik notalarının dudaklarda yankılanması,
bir gülün dalında solması,yapraklarını dökmesi,
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!