Ey İstanbul nasıl anlatsam seni
Yetmez anlatmaya diller İstanbul
Yazmaya çalışsam inan ben seni
Bitiremez seni eller İstanbul
Nerenden başlasam söyle neyinden
Gelmişim ömrümün sonbaharına
Döküldü yaprağım dalım kalmadı
Umutla bakarken ilkbaharına
Yeşerecek bir tek çalım kalmadı
Onca yıl hayatın kahrını çektim
Rabbimin en güzel armağanısın
Duamdır gül yüzün solmasın kızım
Bu dünyadaki tek dayanağımsın
Gözlerine yaşlar dolmasın kızım
Dileğim zalime muhtaç olma sen
Ayrılalım diyordun oldu bak işte sevin
Yeterki sen mutlu ol ben olmasam da olur
Git aynada kendinle gurur duy ister övün
Yeter ki sen mutlu ol ben olmasam da olur
Zaman kaybetme sakın sil telden ismimi de
Kapattım ben aşka gönül kapımı
Mutluluk vermedi zulümden başka
Kalbime aldığım bozdu yapımı
Ne vermiş bana bu halimden başka
Bir insan bilerek böyle yakılmaz
Bu ömrümü seninle geçirmekti niyetim
Nasıl bir hata yaptım seni nasıl kaybettim
Meğer ne çok sevmişim gittiğinde fark ettim
Bütün gece düşünüp durdum sabaha kadar
Pişmanlıktan kafama vurdum sabaha kadar
Daha lafım yok size şehitlerden utanın
Yediğiniz naneler çizmeyi aştı bilin
Yüzüne tüküreyim o pis eli tutanın
Bu toprakta yaşayan en büyük puştu bilin
Fazla ısrar etmeyin sabrımız taştı bilin
Dildekini kalemine mısra mısra dökendir
Edebiyat deryasının Bitmez yoludur şair
Geçmişini incele bak Çok eski bir kökendir
Sıradan biri değildir Bilgi doludur Şair
Her konuya vakıftırlar Korkusuzca giderler
Neden böyle coşup kabarıyorsun
Yedigin haltlar hüner mi sandın
Bir de utanmadan anlatıyorsun
Aldığın o Ahlar diner sandın
Öyle ya da böyle kandırıyorsun
Al bayrağa gözünü dikenler duysun bizi
Temizlemek şart oldu bu lekeyi bu izi
Yaptığınıza pişman etmezsek eğer sizi
Bir ömür üstümüzde utanç kalır ar kalır
Sanmayın bu kahpelik yanınıza kâr kalır




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!