Sanki keskin bir kılıç gibi gözbebeklerine yansıyan perişanım
Öyle bir kasırga ki tümcelerimi anlatmaya yetmiyor fermanım
Beşikteki bebekten farksızdır dilimdeki hayratım
Deniz fenerinin selektörleri gibi ara ara ciğerime çektiğim derin hissiyatım
Herdaim yokluğunda silüetini görmek için kapattığım gözlerim matem rüzgarının girdabından kurtulmak için kendiliğinden kapanıyor çünkü kaldım sadece benliğimle bi çare hüsranım
Sevdiceğim kalmadı göz yaşlarım perişanım
Kula kulluk etmek mezhebimizde yok mezhebimin son treni istasyondayken sar kollarını boynuma bir garip perişanım...
Bir deniz bekliyorduk. Duvara çarpıp ölmesi gibi
özgürlüğüne uçan bir kuşun. Anlamın
düğüm olduğu zamanlar. Bütün yaraları
denedim. Ağzımda kan tadı. Saklanacak
o su kıyısı uzakta. Dağıldım
yaşlandığım yol için. Hangi çağa gittiysem
Devamını Oku
özgürlüğüne uçan bir kuşun. Anlamın
düğüm olduğu zamanlar. Bütün yaraları
denedim. Ağzımda kan tadı. Saklanacak
o su kıyısı uzakta. Dağıldım
yaşlandığım yol için. Hangi çağa gittiysem




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta