Yaslanırsın güvendiğine,
Her işinde dayı ararsın.
Arkam sağlam diye,
Boş verirsin ama yanarsın.
Güvendiğin sen olmalısın,
Çalışıp didinip kazanmalısın.
Kendi kazdığı kuyuya kendini iter,
Yanlışa şikayette ama kendi işler.
Garip dünyanın bağrında neler biter,
Kullanmaz iğneyi çuvaldızla diker…
Şimdi utanmadan birde soruyor,
Yine eller öpüldü,
Kesildi nice kurbanlar.
Allah(cc) kabul etsin,
Kurban oldu kurbanlıklar.
Yaradana kurban,
Teslim olursa insan!
Aciz bir kulunum,
Çok kötü durumum,
Yardım et Yaradan!
Seninle güç bulurum…
Sözümün geçeri yok,
Bir aşk gömüldü gönüle,
Yasladı maziye kendini.
Gerçekler kaçtı gözlerden,
Çekildiler köşelerine...
Her şey geçmişte mi kaldı?
Ne zaman otursam,
Berberin koltuğuna.
Ak saçlarım düşüyor,
Kar gibi kucağıma…
Bir zamanlar tek tek,
İki gönlün yalnızlığıdır.
İki hasretin aldığı esir…
İki sevginin heyecanıdır.
İki özlemle beslenir…
Gözler yolun başıdır.
Cennet olsun mekânları,
Sabır dolsun ana-babaları.
Eğer varsa eşi-evlâtları,
Kanamasın geçsin yaraları…
Ateş,
Düştüğü yeri yakarmış.
Öldüm bu gün,
Minarelerde duyuldu selâm!
Yumdum gözlerimi hayata,
Misafirim dünyada şu an…
Eş çoluk çocuk,
Gelin damat etrafta!
Martılara kalmış kumsal,
Gel ne olur gel beni de al!
Yazın başından beri bekliyorum,
Gel ne olursun bende kal!
Eylül de bitti buralarda,




-
Coşkun Arslan
-
Ebru Ercan
-
Abdulvahap Yektir
Tüm Yorumlarguzel eser
kutluyorum kaleminizi ve sizi.tüylerim ürperdi inanın çok güzel yüreğinize sağlık...saygılar
Tebrikler üstadım.gönlüne sağlık iyi günler dilerim...tam puan