Nice bilge çözdüm sandı halimi
Dost bildiğim anlamadı dilimi
Gözler dolar andığımda ilimi
Eksilmez dumanı başım kar benim
Alçak gönüllüyüm toprak tenimde
Her kapıyı gönlüne açarsan eğer.
Her gülüşe sırrını verir,
Her omuza başını koyarsan.
Yaranı gösterirsen ona,
Tuz olur, merhem değil.
İnsan dediğin sır taşır,
Sen uzak kalınca gönül haneme
Usulca yanıma geldi yalnızlık…
Hasret çöreklendi sessiz sineme
Alaycı gözlerle güldü yalnızlık
Oyun ve eğlencesin biliyorum
İmtihan sın sabrı öğütleyen
Yusuf'u kuyuya
İbrahimi ateşe attıransın
Kimine zehir kimine bal tattıransın
Yalansın biliyorum
31 aralık yılın son günü
Havada kar tanesi yer bir okadar soğuk
Gazzede yalın ayaklı çocuklar sesleri boğuk
Haykırrırken buz tutmuş feryatlarla
Duyulmaz çığlıkları,çırpınışları
Ne üste elbise, ne başta çatı
Zamana bıraktım herşeyi
Kendimi bir türlü anlatamadım sana
Ve seni sana bıraktım
Hayallerimi kendime
Yakın olmak istedim sen uzağı seçtin
Seni gören göz, yürüdüyün yol
Vur Türkiyem, vurki yılan ezilsin
Bekan için şanlı Tarih yazılsın
Varsın düşmanımız çokta üzülsün
Mazlumların tebessümü var bize
Yüce Mevla doğru yolda yar bize
Yaş Ellibeş geriye ne kaldı dersin
Su gibi akıp giden ömürden
Affı mümkün olmayan kırgınlıklar var
Yorgunluk ve hüzün cabası
Daha nekadar sürer sürgünüm
Dalarken gözlerim misafirimsin
Ben seni sevdim diye
Gökyüzü yer değiştirdi içimde.
Bir kuş kanadını kalbime çırptı,
O günden beri hiçbir şey susmadı.
Adını andığımda
Deniz kabarıyor damarlarımda.
Kaybettim dayandığım dağımı
Savurdu rüzgârlar gençlik çağımı
Hal bilmezler talan etti bağımı
Ağaçlar barını vermiyor baba
Yüksek tepelerde eksik olmaz kar




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!