Nazar ettim birgün birkaç kabire,
Dönmüşler kıbleye gerçek vatana,
Sordum çare varmı senden kaçmaya,
Dedi çare yoktur eşyadan gayrı.
Kabir dile geldi yoktur acımam,
Otuz ikinci sıra,Osmanlı padişahı,
Daha çocuk yaşlarda,öğrendi Arapçayı,
Güreşte,kılıçta,okta,mahir idi çok usta,
Abdülmecid ölünce,geçti yerine tahta.
Cennet sarayları dıştan görünür,
Zevcelerin hemen yola serilir,
Şeffaftır saraylar dıştan görülür,
Cennetin Sarayı Nurdandır Nurdan.
Herşeyin faydası güzel insana,
Çiçekler bitkiler var sayfa sayfa,
Yalnız insan nankör Yaradanına,
Ağacı yetiren sensin Allahım.
Balıklar denizde hep seni söyler,
Dünya hanı boşalacak,
Bir tek kimse kalmayacak,
Kıyamet o gün kopacak,
Dünya hepten yıkılacak.
Ankara’da dolaştım bu yılbaşı öncesi,
Geliyormuş yeni yıl eski nereye gitti,
Hacı Bayram altında,dolaştım bir sokakta,
Hindi tavuk sürüsü,geziyordu yollarda.
Düşünsene dostum ölüm gelecek,
O narin gözlerin neler görecek,
Kimi ağlayacak kimi gülecek,
Sonunda dünya da yok olur Dostum.
Gözden akan yaşım döndü çaylara,
Kalbimdeki yaram kanıyor Rabbim,
Çoğaldı çaylarım döndü ırmağa,
Kimseler arayıp sormaz Allahım.
Hz.Ali yürüyorlar,sabahta cemaate,
Bir mübarek seherde,O kutlu Medinede,
Gördü yaşlıca adam,yürüyordu önünde,
Hürmet ederek ona,geçmedi bir an bile.
Devir çok değişti insanlar bozuk,
Oğlana kızlara oluyor yazık,
Çaresiz analar babalar yazık,
İnsanlar ne kadar zalim oldular.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!