Ne biçim dünyadır hele bir bakın,
Kimiler ağlarken kimi gülüyor,
Kimisi havada gezer dünyayı,
Kimisi yayandır yalan dünyada.
İçerde şarabın kılmaz namazın,
Devri saadet yahudi,şikayette mümine,
İftira attı birde,devemi çalmış diye,
Şahit gösterdi orda,ikide münafıkla,
Yalan söyledip ona,para verdi hediye.
Şu dünyaya,bel bağlama,
Ne kadar çalışsan boşa,
Sonunda kalacak burda,
Yalan dünya hepsi rüya.
Emir Yüce Haktan,mani olunmaz,
Yürüdün Rabbime,bıraktın Annem.
Semadan gelene,çare bulunmaz,
Mevlana yürüdün,Sevgili Annem.
Bugün benim babam öldü,
Garip kaldım da ağlarım,
Bugün benim atam öldü,
Yalnız kaldım da yanarım.
***
Gitti artık gelmez geri,
Şu yalan dünyada nasıl yaşadım,
Şiirler yazdım da gülmedim canlar,
Komşulardan bir gün vefa görmedim,
Kitaplar yazıp ta bandım be canlar.
Yarın kurulacak mizanla mahşer,
Azaların şahit olacak kardeş.
Şahitlik edecek gezdiğin her yer,
Günahı işledi burda diyecek.
Dilin susar orda konuşur ayak,
Şemsi Tebrizi Şamdan,gelir iken Konya'ya,
Uyku ağır gelince,uğrar hemen bir hana,
Uğradığı hanların,dolmuştu hemen hepsi,
Kalacak yer bulamaz,ancak açıktır camii.
***
Gelir orda camiye,kılar orda yatsıyı,
Uyanık sanır da,kandırır beni,
Okula gitmiyor,halinden belli,
Kitaplar eskidi,açmaz içini,
Beni kandırıyor,yaramaz oğlan.
Dünyadaki her bir şeyi,
Yaratan Sen'sin Allahım,
Denizdeki katreleri,
Yaratan Sen'sin Allahım.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!