Dünyada insanlar gezip tozarlar,
Malıyla mülküyle hava atarlar,
Çok kimseler gördüm garip yaşarlar,
Babadan atadan yoksa nafile.
Daracık kabire bir gün girerim,
Ya pişman olurum ya da gülerim,
Ağlayıp sızlayıp feryad ederim,
Kabrimi nurunla doldur Allahım.
İstanbulda gezdim ben,dolaştım her bir yeri,
Başka olmuş bu şehir,medeniyette ileri,
Ayyaş olmuş insanlar,içki içer su gibi,
İstanbul ölmüş sanki,bekliyor bir Fatihi.
Ervah kalkar kabrinden,sıyırır kılınçları,
İşte gidiyorum yalan dünyadan,
Kimseye kalmayan viran dünyadan,
Kimini güldüren kimin ağlatan,
İşte gidiyorum yalan dünyadan.
Ömer bin Abdulaziz,değer vermez dünyaya,
Adar kendini Hakka,hizmet eder kullara,
Taht kurmuştur gönülde,herkes severdi onu,
Adaletli Halife,Haktan çok korkuyordu.
Dervişin biri gelmiş,tıraş olur berberde,
Üstadı emir vermiş,benzet kendini bize,
Oturmuşlar koltukta,oluyorlar tıraşı,
İçeri dalmış birden,bıçkın bir delikanlı.
Kabrinde yatıyor ölüler,
Sanki yaşamamış gibiler,
Ne bakarlar,ne işitirler,
Kabrinde yatıyor ölüler.
Münker nekir birden kabrime girer,
Rabbim ancak orda nusret eder,
Kabrimden cennete yollar gider,
Kabirler cennettir ya da cehennem.
İnsan ölür kabre konur,
Hemen münker,nekir gelir,
Müminler cevabı verir,
Kabir sorgu yeri Dostlar,
Cenneti cemali göreyim dersen,
Gafil gezme insan kıl namazı,
Resulün elinden kevser istersen,
Yazlarda kışlarda kıl namazı.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!