Kaç gece daha susarak boğulacaz bu uzandığımız yatağın kollarında? Kaç insanın üzerine toprak atacaz kollarımızla? Peki ya kaç kişiyi ekleyip kaç kişiyi daha silecez yolcusu olduğumuz yolun sonunda? Kaç bin sırla ölüp, kaç kişiyi ağlatacaz arkamızda?
Hiç, cevabı olmayan sorular, tatmin etmeyen dokunuşlar, yutkunarak nefes alışlar ve yürüyoruz çıplak ayakla dikenli yolların tam ortasında ve bazende kenarında. Fakat bunları kendime sormarmadan da edemiyorum, peki bu gün ben kimdim, ben kimim? Ne değiştirdim? Kimi sevdim, kimi doyurdum?
Hiç, kendimi bulmaya çalışırken birçok şeyi kaybettim, değişmedi değiştiremedim, sevginin sadece kolundan tutabildim, sarılamadım, doyuramadım aç yattım. Ve yine sormadan edemiyorum, sen kimsin?
Hiç.
Şenlik dağıldı bir acı yel kaldı bahçede yalnız
O mahur beste çalar Müjgan'la ben ağlaşırız
Gitti dostlar şölen bitti ne eski heyecan ne hız
Yalnız kederli yalnızlığımızda sıralı sırasız
O mahur beste çalar Müjgan'la ben ağlaşırız
Devamını Oku
O mahur beste çalar Müjgan'la ben ağlaşırız
Gitti dostlar şölen bitti ne eski heyecan ne hız
Yalnız kederli yalnızlığımızda sıralı sırasız
O mahur beste çalar Müjgan'la ben ağlaşırız




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta