Emeği kutsamıştım hep, aklım erdiğinden beri, sözüm bütün emeksizlere
Eskiler alın teri derlerdi, “kurumadan ver hakkını”, gömüldü geçmişlere
En çağdaş düşüncelerin peşinden gittiğimizden beri, düştük bencilliklere
Estirilen umut rüzgârları, ikiyüzlülüklerle ulaşmadı hedeflere
“Ete kemiğe bürünen insan” vardı hani, et kemik var ama insan nerede?
En güzel söylem, altın saraylarla kuşattı insanları, sadece görünürde
Anlat bize yürüyüşün güzelliğini
koşunun rüzgarını, köpüren yeleyi
toynakların kızgın kıvılcımlarını
Kişneyen bir tayın sevincini anlat
öfkeyi ve sağırındaki mahmuz yarasını
Devamını Oku
koşunun rüzgarını, köpüren yeleyi
toynakların kızgın kıvılcımlarını
Kişneyen bir tayın sevincini anlat
öfkeyi ve sağırındaki mahmuz yarasını