Hayrullah Değerli Şiirleri - Şair Hayrul ...

Hayrullah Değerli

Gön.Köp.Yaşayan Şiirler kitabımdan

Dileğim huzurdur daha ne olsun
Bitsin bu işkence rahat edelim
Yeter bu kör döğüş hep birlik olsun
Bırakın kavgayı rahat edelim

Devamını Oku
Hayrullah Değerli

Kurdularlı Şairden Seçkiler kitabımdan

Bu ne kıymet bilmezlik, bu ne vurdum duymazlık
Bırakın şu israfı yeter Allah aşkına
Bir gün hesap sorulur yetsin artık aymazlık
Bırakın şu israfı yeter Allah aşkına

Devamını Oku
Hayrullah Değerli

G.Köp. Tasavvuf Şiirleri kitabımdan

Bırak şu gururu kapılma kibre
Bak her gün aleyhe işliyor ibre
Bir gün gireceksin sen de şu kabre
Huzura varmağa yüzünüz olsun

Devamını Oku
Hayrullah Değerli


Kurdularlı Şairden Seçkiler kitabımdan

Özlemim artıyor günler geçtikçe
Sensiz bu hayatın bir anlamı yok
Yanıyor yüreğim ayrı düştükçe

Devamını Oku
Hayrullah Değerli

Gön.Köp.Yaşayan Şiirler kitabımdan

Yirmi bir ağustos kara günümüz
Bulun bebeğimi içim yanıyor
Ne gecemiz belli ne gündüzümüz
Bulun Narin’imi içim yanıyor

Devamını Oku
Hayrullah Değerli


Kara gözlerine kurban olduğum
Neredesin söyle neredesin sen?
O melek yüzüne hasret kaldığım
Nasıl özlüyorum bir görebilsen.

Devamını Oku
Hayrullah Değerli

Tepearası şiir kitabımdan

1970’li yıllardı. 13-14 yaşlarında 12 çocuklu bir ailenin en küçük oğluydum. Bir dağ köyünde çocuk olmak, her şeyden önce çocukluk hayatını gönlünce yaşayamamak demektir. Çocukluk hayatın ya öküz ya da oğlak gütmekle geçer. Çünkü köy demek iş demektir. Köy yerinde ekmezsen ve dikmezsen olmaz; keçi, koyun, öküz, inek tutmazsan olmaz. Bu sebepten çocuk olarak yedi yaşına geldiysen artık bir işin ucundan sen de tutmak zorundasın demektir.

Köyde o yıllarda mayıs bir olunca okullar tatile girer ve yaz tatili başlardı. Benim de hisseme genellikle oğlak gütmek düşerdi. Bir gün akşam oğlak gütmekten eve geldim. Rahmetli babam oğlum “Hayrullah” diye seslendi. “Buyur baba” diyerek yanına vardım. Bana “Oğlum, bizim Delik taşa domuz iniyormuş, bu gece köpeği de al ekin beklemeye git” dedi. Hiç düşünmeden “Tamam baba” dedim. Ardından alelacele rahmetli anamın pişirdiği alaca sıcak pilavla karnımı doyurup yanımda Karabaş köpeğim olduğu halde akşam vakti yollara düştüm. Tarlamız 4 km uzaklıkta ormanın eteğinde bir yamaç yerdi. Köpeğimle tarlaya varınca ilk işim bir ağacın dibini ellerimle yatacağım yerin taş ve çalılarını temizlemek oldu. Uykum gelince öylece kıvrılıp yatıp uyuyakaldım.

Devamını Oku
Hayrullah Değerli

Dünya pazarında satma dinini
Azın ile yürü binde Bir’e gel
Nefsine uyup da kusma kinini,
Nazın ile yürü binde Bir’e gel

Her dostum diyene bağlanma sakın

Devamını Oku
Hayrullah Değerli

Kurdularlı Şairden Seçkiler kitabımdan

Meskenim dağlardır yastığım taşlar
Katığım ayrandır dostlarım kuşlar
Her günüm sabahım ah ile başlar
Bir garip çobanım ıssız dağlarda

Devamını Oku
Hayrullah Değerli


Bir garip yolcuyum gurbet ellerde
Halimden anlayan kul bulamadım
Mecnun gibi kaldım sanki çöllerde
Aradım çıkacak yol bulamadım .

Devamını Oku