1.
erginleşti düşlerimin düşünce savı
belirginleşti üşüyüşümün ilmi tavı
sözsüz kitapları okur, vebalının zanı
zahmetsiz umutlarını yakalar şehrinin kanadı
sensiz aşkın yoksulunu doyurur beli kavuşmalar
Gelemeyişin deminde yürek süzgecim yırtıldı-1
muammanın çırası yanar / bağrım yanar uzak kalışından
ummanların yarası dokunur sözlerime, ıslanır ruhum
inciliğin işlenir yürek burçlarımda arınır sevgin
*'Üstbenliğin kumaşını serdin.Üstsüz algılarımı gördün kadınsal özün.
Varlığın piramidinde bilgeliğin paradigmalarını sıraladım. Bilinmek gerek.İnsan oğlu görünmeyene karşı farklı tezlere aşılanmak için uğraşılar yapmıştır.
-Görünmeyene, ulaşılmayana, bilinmeyene, sevilemeyen, kavuşulamayana karşı bütün çabalarımızı harcarız.Varlığınla bir bütün olduğun anları değil, şu an imkansızlığını aramam özümüzle oynadığımız nefsi oyunlar gibiydi Bennara…
****************************
*Özgürlüğün öksürüğüdür beklemek. Ciğerden yaralar, üşütür ruhu.
Susturulmuş gülüşlerinin mevzisinde kendime hüzünlü kurşunlar atıyorum.Vuruluyor sensizliğim.
-Paslanmış yüreğin pasını alıyorsun. Kumruluğun kurulu saatiyim, zaman da zamansızlı benim diyorsun.
Gel ki boşa giden zamanın kirli suları temizlensin.Demlenen ömrün ıslasıl yarınlara yar oldum diyorsun. Benim hem adım, hem soyadım aşk diyorsun. Anların tadıyım, tadılmamış bütün tatların ilkiyim.
-Mülteci bülbüllerin ötüşlerinde değilim. Muharririm, mağlubum sensin.
Sevdada damla olmalı ki ıslanmışlık uslanmışlığı dize getirsin.
*Yüreğin diplerinde kalsın sızılar, biriksin ki egolar susadıkça içsin acılı sudan.
-Damla olmalı aşk her keresinde toparlayış iklimini yaşatsın diye.
Aşk birazda acıdan konuşturmalı gereğen denklem için. Hep huzura odaklılık doyumların ambarını erken doldurur.
-Darı arayan derman bülbülü dolu bir ambarda değil, onulmazlığın gül gölgesinde bulmalı darısını. Dara düşmeyen maşuk, aşkını meftunluk besleyemez.
-Aşk en çok kırıntılarda. Bak sevgilim örneklere. Bütün şarkılarda, filmlerde, sözlerde, şiirlerde, yazılarda en çok can ve aşk kırıntıları var.
Bırak dağınık kalsın,dağılmış her umudumun su tasasını... Dağınıklık keldi. Toplanmışlık lal oyuştu. Alışmıştı dağınıklığa da. Eskiden olsa bu dağınıklık onun ruhunda derin hasarlara sebep olurdu. Oysa şimdi gözünün tekiyle bakıyordu etrafa. Diğer gözünü ise kapatmıştı bir türlü anlayamadığı dünyaya.
Bilinir bilinmez bir şarkının içinde anlatılırdı her şeyimiz.
Suskunluğunun türküsünü çaldı senden çalınan ömürden.
Koptuk ve dağıldık hasretin bağlarında. Sana dönmenin tellerinde çalındı ruhsuzluğum. Ben ne benim ne senden bir yeni genim.
Giderken durduramadım duruşlarındaki her tılsımı. Tütsülenmiş bakışlarını aldım sakladım aksakallı ummalarıma.
Durdurmaya elin, elim, ellerimiz, kalem ve alem olmadı.Kaderin teğetine sarıldık,ayırdı biz ekvator.
Damla denizinin bakir berrakları-1
gül bağrındaki dikenler yırttı ruhumun kumaşını
başka periler gönül terzisiyiz diye yamaladılar yaramı
şimdi yaram ile başka aralar arasında arasatımı tümlüyor yaşamak
***
gül devrinden sonra lale devrini yaşadı hayalim
solmuş baharların adılı gibi bahtımı solladı vebalim
cefayı aşka çeviren büyük aşkların eşkalisin
oysa içsel cennetimde sakiliğin bakiliğime ayna
bu yüzden cefayı sefaya taşıdı sevda erliğim
Seni yeniden buralarda görebilseydim yağmurlarımı özetlerdim dostlu denizine.. Sözcelerin değişen zamanla ve şartlarla anlamını ne kadar hızla yitiriyor son zamanlarda. Asra bedel sözler veremiyorsan neden asra bedel aşklar yaşatıyorsun.
Uyumum bozuk yollarında huyum değişti. Aşkımın da , hayallerimin de uyumu bozuldu... Yitirdiğim uyum bir karmaşayı algılamamın bozuntularında ruhuma sisler ekledi Gönül gözüm görmüyor.Temiz ve duru kalan tek sözcük ''gelişin'' olsa bile, ışığı görmüyor umutlarım.Belki de sorun gerilimine ''dayanabilmek için senin ışkına sızlanmaktı. Sarmala beni,sensiz hecelerimden. Beni al ay ışığına. Huyuna bağlandığım gece diplerinde bilincimin her anını doldur sevginle..
Onca şey var senden zihnimin patika yollarından süzülüp gelip kalbimin tam ortasına oturuveren. “Öfke kalkanlarımı sanrılı hallerini bir de sensiz üşüyen ruhumu iyi bir tatile gönderme vakti geldi, kalbimle beraber.
Her şey birbirine benzer ve benzin döker sararan benzime. Ben “bu filmi son kez izlemeye değil ben bu filme yönetmeye geldim” değişmeyen kaderim Senaryo o kadar tanıdık ki… Başrol oyuncuları benden gitmişliği gurur eden sen,seni onuruyla bekleyen eklentili ben.
Herkesin bildiği masallarımı yüreğimin derin magmasından çıkartıp ısıtıp senli modernize ediyorum sadece.
Nasıl oluyor da hep başladığım noktaya dönüyorum düncülerim ve güncelerim? Hadi o zamanlar; çocuktum,çocuk gibi oynadın, küçüktüm, bilmiyordum, saftım, aptaldım, aşka oyuncaktın,benime hazineydin….. Ya şimdi ne demeli. Bütün emeller sellerine akıyor.Sonuçlar değişmiyor,sen değişmiyorsun Ya da ben değiştirmeyi becereme dersinde ezberler okuyorum.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!