HASAT VAKTİ
Yazdı mevsim adını altın başaklara,
Ben de seni yazmıştım sessiz dualara.
Tam kavuşuruz derken, en güzel çağında,
Bir tufan indi ömrümün en bereketli bağına.
Çiftçi nasıl bakarsa umutla tarlasına,
Ben de öyle bakardım gözlerinin sabahına.
Bir avuç ömür vardı, bir ömürlük emekti,
Sel geldi...Ne başak kaldı ne de bekleyiş bitti.
Dallar meyveye durmuş,harman kurulacaktı,
Bir tek "gel" deyişinle kader susacaktı.
Fakat gök karardı ansızın,rüzgâr adını sildi,
Kavuşmaya ramak kala mevsim benden çekildi.
Şimdi herkes yaz diyor;ben sonbahar gibiyim,
İçimde tufan vurmuş bir tarlanın sahibiyim.
Ne seni unutabildim ne de kendime döndüm,
Hasat vakti gelmişti... ben ayrılığa gömüldüm.
Sorarsan neden sustum; cevabı topraktadır,
Bazı acılar sessiz, bazı bekleyiş haktır.
Çünkü en ağır ayrılık,kavuşmaya bir adım kala,
Emeğin göz göre göre savrulmasıdır rüzgâra.
Belki bir gün anlarsın,neden gözlerim yağmur,
Neden her yaz gelişinde içimde kopar uğultu.
Sen gittin... Ben dönemedim bıraktığım o güne;
Çünkü bazı kadınlar sevdiğini değil,
Hasadını kaybeder bir ömre.
Ve bil ki...
Tufan başağı alır, yeniden ekilir.
Ama tam kavuşacakken yitirilen bir sevda,
Ne mevsime döner,ne de ömre...
Kayıt Tarihi : 6.08.2026 09:40:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!