Sitemim Sana..
Gönül yorgun düştü, bilmem nedendir,
Sözlerim havada, Sitemim Sana.
Dost bildiklerimden, bu kaçıncı fendir,
Ah bu vefasızlık, Sitemim Sana.
Sen bir umut pınarısın, aydınlık denen yoldasın;
İlkelerin damarında, asil, soylu bir kandasın;
Vatan denen bu bedenin, atan ve atan candasın;
Tarihinin her şerefli, en kıymetli anındasın;
Karanlığı yeneceksin, ilim denen ışık ile;
Kimi koşar makam, şöhret peşinde
Kimi kaybolmuştur kendi düşünde
Kimi bahar sanır ömür kışında
Kanar dünyanın sahte nakışına.
Son Şarkı...
Şimdi bir şarkı söyle,
En derinden dağlasın.
Gökyüzü matem tutsun, bulutları ağlasın.
Geçmişin hayaletli koridorları yansın.
Sonsuza Yolcu
Bir kapıdan girdin, haberin var mı?
Bu daracık alem sana dar mı?
Yürüdüğün yollar ak mı, kar mı?
Bunca yükle şu menzile vardın mı?
Sonsuzluğun Yankısı..
Bir nefesle başlar destan, bilinmezden bir çağrı,
Varlık okyanusunda bir damla, merak dolu bir ağrı.
Neden buradayım, bu sonsuz akışta ben kimim?
Sor...
Vicdanlar pas tutmuş, dönmüyor çarkı,
Neden hep karanlık, bu yolun arkı?
Kalmamış kimsenin, o şanlı barkı,
Bu garip düzeni, kuranlara sor.
Soran Olsa Söyler Bizi.
Yol üstünde esen yelden,
Sazımda inleyen telden,
Bozbulanık akan selden,
Soran olsa söyler bizi.
Söyle
Bir bakışla yaktın özü sinemi,
Çektiğim çileler yetmez mi söyle?
Viran ettin gönüldeki hanemi,
Bu dertler sırtıma bitmez mi söyle?
Ezber bozdum, bu çürümüş düzende
Binbir yara, kanar durur bedende
Hükmüm yalnız, şiir denen sezende
Kılıç diye, çektim sivri kalemi.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!