Mideleri fokurdayan,
Yiyip İçip homurdayan,
Kime neden kinler duyan,
Cahillere bakın hele.
Şehitlerden bir habere,
Dönüyorsun tersten terse,
Arslan Mehmet bir kükrerse,
Toza ize bakın hele.
Adaleti duydunuzmu,
Ölümü hiç gördünüzmü,
Şehit yüzü öptünüzmü,
Yatın böyle yatın hele.
Kalp kalbe girerse,
Göz gözü görmez.
Çünkü yoğunluktan,
Karanlık aydınlığı,
Aydınlık karanlığı,
Durup düşünemez.
Son Bahar’da kırlara çıktım,
Her şey...
Renk değiştirmiş,
Tıpkı ülkemin insanları gibi.
Geniş bir düzlükte,
Çiçek bahçesinde,
Çiçekler arasına,
Bir orkide yakışırdı.
Onu da,
Yerine koymuşlar.
Gel de şimdi ayır bakalım,
Sabahın seherinde,çiğler aşka düşmeden,
Güneşin doğuşun da başaklar öpüşmeden,
Hasan’a haber uçur,rüzgarın dili yeter,
Fırtınalar çıkmadan,meşeler gülüşmeden.
Yüce dağlar zirvesin den,
Süzülerek geliyorum.
Aşkın tutsak nefesin den,
Sevilerek geliyorum.
Bana öyle bakma derim,
Söyle bana fidan boylu,
Kime geldin ne ararsın.
Söyle bana diken huylu,
Kime geldin ne bakarsın.
Gözlerinde ışık hızı,
Bu gün hafta başı,
Sabah sırası.
Herkes toplanıyor,
Şunun şurası.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!