Gözlerin aşka itki,
bilincimin sarsılmaz duvarlarını aştı
buna aklım şaştı
sanıyordum kalbim,
kalbim duvardan katı.
Olimposumun zirvesindesin.
Bakışların donuk, taşlaşmış kalbin Medusa gibi
Hırçın denizin, hiddetli dalgaları vuruyor sahilime, Posedionun gazabı gibi
Gök alacakaranlık şimşekler, şimşekler
Zeusun öfkesi gibi
Gömüldüm düşlerimde, Hadesin derinliklerine
Gözler önünde,
tanrıya baş kaldırırcasına yükseliyor güneş
ne çare
kendini bilmez bir guru gibi susacak
ve batacak, döndüğünde yılan dilli çark.
Yeni bir gün
Kaldırım taşları arasından çıkan ot misali
engel tanımaz yüreğim.
Ördüğün duvarları, yıkar elbet hislerim.
Merak etme
Sen diyarına gelir, hükümdar olur bu bedenim.
be Azrail, yok işte
kalmadı bende çekilecek can
kesseler, damarımdan yok akacak bir damla kan
ne diye gelir durursun her gece
Senden önce geldi
Sözlerim, gözlerinin esiri olmuştu
Sesiz çığlıklarla feryat ediyordu kalbim
Durmadan seni arıyordu bedenim
Bi çare...
Özlüyordum seni; konuşurken, susarken, bakarken
Bi çare...
Acımasızsın
Gözlerimden kalbime sızdın
Kalbimdeki en sancılı sızısın
Sızılarımın en keyifli kısmısın
Sen de böyle bir kızsın
Karanlık göğü aydınlatan şimşek
ne güzel şeysin sen öyle
Rabbın öfkesinin timsali gibisin.
Sana eşlik eden sağanak
ne güzel şey öyle
Rabbın rahmetinin timsali gibi
Gönülde bir çiçek,
adı sen, nadide
Gerisi gül bahçesi de olsa,
nafile.
Sığınıyorum karanlıklara yine
aysız gecelerde,
yürüyorum boş sokaklarda
Bomboş bir bedenle.
Aklımdan geçenler




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!