HAİNSİN
Hainsin…
Öyle sıradan bir hainsin deme kendine;
sen benim güvenimi öldürdün,
sonra da cenazesine
hiç utanmadan çiçek bıraktın.
Ben sana
kalbimi açmadım yalnızca,
yaralarımı gösterdim.
“Burası benim en zayıf yerim” dedim.
Sen ne yaptın?
Gittin,
tam oraya bastın.
Hainsin…
Ben seni
düşmanlarımdan sakındım,
sen beni
düşmanlarıma anlatacak kadar
küçüldün.
Ben senin adını
dua gibi taşıdım dilimde.
Sen benim adımı
arkamdan söylenen bir dedikoduya çevirdin.
Şimdi çıkıp
“Ben değiştim” deme.
Bazı şeyler değişmez.
Kırılan güven
yapıştırılmaz.
Kirlenen bir söz
tekrar temizlenmez.
Ve bazı insanlar
hayatından çıktığında
ardından özlem değil,
oh çekilir.
Sen benim içimde
bir sevda olarak ölmedin.
Bir ders olarak kaldın.
Öyle ağır bir ders ki
bundan sonra biri
“Ben seni asla bırakmam” dediğinde
ben onun sözünü değil,
ayak izini dinleyeceğim.
Çünkü sen
kalacağım deyip gidenlerdensin.
Seveceğim deyip
yaralayanlardan.
Sadığım deyip
ihaneti seçenlerden.
Hainsin…
Ama sana beddua etmeyeceğim.
Çünkü benim bedduama
ihtiyacın yok.
Hayatın kendisi
insana yeterince ayna tutuyor.
Bir gün
sen de sevdiğin birine
benim sana inandığım kadar inanırsın.
Sonra o insan
senin en güzel yerine
bir bıçak gibi saplanır.
İşte o gün
beni hatırlama.
Çünkü ben
o günkü ben olmayacağım.
Ben çoktan
senin bıraktığın enkazdan çıktım.
Üstüm başım yara olabilir…
Ama ayaktayım.
Sen ise
kendi yaptığın ihanetin
içinde yaşamaya devam edeceksin.
Ve unutma:
Bir insanı kandırmak marifet değildir.
Asıl mesele,
sana bütün kalbiyle inanan birinin
ahını almadan yaşamaktır.
Sen o sınavı geçemedin.
Hainsin.
Ve ben…
Seni affetmedim.
Sadece senden vazgeçtim.
— DELİNİN BİRİ
HAMZA CAYMAZ
20/08/2026
Kayıt Tarihi : 26.09.2026 15:02:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!