40 YAŞINDAYIM
Kırk yaşındayım...
Ne çok yol yürümüşüm meğer.
Her adımın altında bir hatıra,
Her hatıranın içinde bir yara var.
Kimine güldüm,
Kimine sustum,
Kimini bağrıma bastım,
Kimini ise gözyaşlarımla uğurladım.
Kırk yaşındayım...
Aynaya baktığımda,
Yüzümdeki çizgilerden çok,
Yüreğimdeki izleri görüyorum.
Saçlarıma düşen aklar,
Yılların değil,
Yaşanmışlıkların hediyesi.
Her beyaz tel,
Bir sabrın,
Bir duanın,
Bir hasretin sessiz şahidi.
Kırk yaşındayım...
Gençliğim rüzgâr gibi geçti.
Dün daha çocuk gibiydim.
Bugün ise,
Omuzlarımda yılların yükü,
Kalbimde yarım kalan hikâyeler var.
Ne dost bildiklerim kaldı eskisi gibi,
Ne de kurduğum hayaller...
Hayat,
Bana en çok insanları öğretti.
Kimin dost,
Kimin yolcu,
Kimin sadece menfaat peşinde olduğunu...
Hepsini tek tek gösterdi.
Kırk yaşındayım...
Çok sevdim.
Hem de karşılık beklemeden.
Bir gülüşe ömür verdim,
Bir söze dünya kadar anlam yükledim.
Sonra öğrendim ki,
Her yürek,
Senin kadar sevemiyormuş.
Her insan,
Vefayı aynı dilden konuşamıyormuş.
Kırıldım...
Ama kimseyi kırmamaya çalıştım.
Ağladım...
Ama gözyaşlarımı gizledim.
Yıkıldım...
Ama yeniden ayağa kalkmayı öğrendim.
Çünkü hayat,
İnsanı düşürmek için değil,
Güçlendirmek için sınarmış.
Kırk yaşındayım...
Artık öfkeye yer yok içimde.
Kim gittiyse,
Yolu açık olsun diyorum.
Kim kırdıysa,
Allah'a havale ediyorum.
Çünkü yük taşımaktan yoruldum.
Artık kalbimde yalnızca huzura yer açıyorum.
Bugün bir çay demliyorum.
Pencereden gökyüzüne bakıyorum.
Eskisi kadar acelem yok.
Çünkü anladım ki,
Hayat yetişmek değil,
Yaşayabilmekmiş.
Bir annenin duası,
Bir dostun samimiyeti,
Bir çocuğun gülüşü...
Dünyanın bütün servetinden daha kıymetliymiş.
Kırk yaşındayım...
Belki eksiklerim çok.
Belki yaralarım hâlâ kapanmadı.
Ama şükretmeyi öğrendim.
Sabretmeyi öğrendim.
Ve en önemlisi,
Her şeyin sahibi olan Allah'a güvenmeyi öğrendim.
Yarın ne olur bilmiyorum.
Belki yeni bir umut doğar.
Belki yeni bir hüzün...
Ama artık korkmuyorum.
Çünkü her gecenin ardından
Bir sabahın doğduğunu gördüm.
Her kışın ardından
Baharın geldiğini öğrendim.
Kırk yaşındayım...
Arkamda hatıralar,
Önümde belirsiz yollar var.
Ama yürümeye devam edeceğim.
Sevgiyi eksiltmeden,
Vicdanımı kirletmeden,
Kimsenin hakkını yemeden...
Bir gün bu dünyadan göçüp giderken,
Arkamdan büyük sözler söylenmesine gerek yok.
Bir kişinin bile,
"İyi insandı." demesi yeter bana.
İşte bütün servetim bu olacak.
Kırk yaşındayım...
Ne gençliğime üzülüyorum,
Ne de geçen yıllara...
Çünkü her yaş,
Bana yeni bir ders verdi.
Ve şimdi biliyorum ki,
Önemli olan kaç yaşında olduğun değil,
Kaç gönülde güzel bir iz bıraktığındır.
Ben de ömrüm yettiğince,
İyilikle anılan,
Duası eksik olmayan,
Sevgisi samimi kalan
Bir insan olmaya çalışacağım.
Çünkü hayat,
Yıllarla değil,
Yüreğin güzelliğiyle anlam kazanır.
DELİNİN BİRİ
HAMZA CAYMAZ
Kayıt Tarihi : 2.08.2026 01:21:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!