Sen de yandın ya, özünde ne kaldı?
Şimdi susardım ya, sözüm nar oldu.
Ne şafaklar söktü hiçlik dağından,
Hadi sil kibrini, sil en başından.
*
Sen de geçtin ya, cisminde ne kaldı?
Şimdi arardım ya, yönüm sır oldu.
Ne ateşler yandı can otağından,
Hadi sil mülkünü, sil en başından.
*
Sen de uçtun ya, kafeste ne kaldı?
Şimdi yanardım ya, külüm toz oldu.
Ne perdeler düştü aşk ocağından,
Hadi sil aklını, sil en başından.
*
Sen de daldın ya, ummanda ne kaldı?
Şimdi coşardım ya, damlam göl oldu.
Ne fırtınalar koptu yar bağından,
Hadi sil benliği, sil en başından.
*
Sen de gördün ya, fanide ne kaldı?
Şimdi sorardım ya, aklım lal oldu.
Ne zikirler koptu can dudağından,
Hadi sil şüpheyi, sil en başından.
*
Sen de göçtün ya, hanende ne kaldı?
Şimdi koşardım ya, yolum Hak oldu.
Ne menziller bitti nur çerağından,
Hadi sil dünyayı, sil en başından.
*
Sen de erdin ya, sinede ne kaldı?
Şimdi sızlardım ya, hüznüm nur oldu.
Ne çileler doldu dert bucağından,
Hadi sil vehmini, sil en başından.
*
Sen de vardın ya, didarda ne kaldı?
Şimdi dönerdim ya, devrim sır oldu.
Ne feryatlar dindi hu sokağından,
Hadi sil şekvayı, sil en başından.
*
Sen de sızdın ya, kadehte ne kaldı?
Şimdi kanardım ya, yaram gül oldu.
Ne makamlar geçtin hiç durağından,
Hadi sil kendini, sil en başından.
Kayıt Tarihi : 12.09.2026 09:59:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!