Nereye baksam hep gözümde canlar
Evlat özlemiyle bu bağrım yanar.
Keşke aynı şehir olsaydı durak,
Kader araya hiç koymasaydı bağ.
Her hafta sonu ben gelip görseydim,
İki sene oldu yüzleri uzak,
Gönlümde sönmeyen koca bir durak.
Belki hayattalar, yaşıyorlar bak,
Ama gözlerinde ölmüşüm artık.
Gönlümün bağına baykuşlar kondu,
Açan çiçeklerim sarardı, soldu.
Gözümün pınarı kan ile doldu,
Ben baba değilmişim meğersem.
İki ayrı dünyadan, iki ayrı yoldan geldik,
Kaderin çizgisiyle bu durakta birleştik.
Meğer aynı yaradan, aynı dertten inlerdik,
Biz bu sessiz feryadı yüreklere yerleştik.
Kendi canımdan da çok sevdim sizi,
Yüreğimde yanan kordur bu sızı.
Gözümde canlanır her birinizin izi,
Yusuf Oğuz, Nursima... Dinmez bu acı.
Sizleri bir anlık unutamadım,
Nere gidem ne yapayım bilemedim,
Yüreğimi kor gibi ateşledim.
Ciğerimi yaktı bu gidişat,
Vuslat yolunu gözler oldum.
Gözlerim yaşlı, bağrım yaralı,
Yaraladılar yüreğimden bilmeden,
Yusuf'la Nursima düştü hayalime.
Ağlarım durmaz, dinmez gözyaşları,
Sinemde sönmeyen yara, sızlar derinden.
Kimseye kendini zorla sevdiremezsin.
Sevmek isteyen, sorgusuz sualsiz sever.
Bahanelerin arkasına sığınmaz.
Sevmek isteyen seni, herşeyinle sever.
Hayatın acımasız kollarındayım.
Sevdiğimden uzak, gözümün önünde ama ulaşamıyorum.
Dokunmak, onu hissetmek istiyorum, yapamıyorum.
Sadece hayellerimde, yüreğimde hissediyorum.
Hayatım boyunca, herşeyin diyetini ödedim.
Ayrılıklara, aldatmalara, dışlanmalara alıştım.
Yinede kimseye ödün, vermedim.
Kimseye eyvallahım yok, elhamdülillah.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!