Çocukken hep gurbet şiirleri, gurbet destanları okurduk, anlıyormuş gibi yaparak.
Bu destanların kahramanları hep büyük acılar çeker, sıla özlemiyle yanar tutuşurdu.
Nerden bilirdim anne, bende birgün bu destan kahramanlarından biri olacağım.
Şiirlerdeki, destanlardaki yürek acısını yaşayacağım. Bilemedim!
Benim gurbet destanım hiç anlayamadan başladı.
Sıladan uzaklaştığım günlerden çok daha sonraları; çünkü orda bir bekleyenim elini tutup acımı hafifleteceğim, başımı omuzuna dayayıp, hülyalara dalacağım birini bırakmamıştım.
Ne orda nede başka bir yerde.
Beni bu eylül öldürecek
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.
Devamını Oku
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta