Güneşin burnuna değdiği anı düşlüyorum
Her ne olmuşsa eski yıllarda, sen ben daha çok küçük,
Belki çok çok daha küçük, avcunun içi kadar
Belki bundan da küçük, belki yalnızca sözlerim kadar
İki çocuğun ettiği su savaşı kavgası getiriyor barış askerlerini
Onlardan küçüğü yere şiddetle vuruyor, elindeki ahşap tanrı mızrağı tuğlayı deliyor
İşte yıllar sonrası, güneşin ışıdığı an; tuğla, geçtiği delik oluyor
İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı
Önce hafiften bir rüzgar esiyor;
Yavaş yavaş sallanıyor
Yapraklar ağaçlarda;
Uzaklarda, çok uzaklarda,
Sucuların hiç durmayan çıngırakları
Devamını Oku
Önce hafiften bir rüzgar esiyor;
Yavaş yavaş sallanıyor
Yapraklar ağaçlarda;
Uzaklarda, çok uzaklarda,
Sucuların hiç durmayan çıngırakları




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta