Boşluğun ortasındayım ve buğulu bir sabahın ayazında.
Yalnızlığın en karanlık renginde ve sessizliğinde.
Elimi bir günebakan çiçeğine uzatıyorum
Daha çok taze ve nazik üzerinde geceden kalmış bir kaç çiğ tanesi
birlikte güneşe doğru yol almak geliyor içimden sonsuza dek ışık kovalamak.
Teklifimi sunuyorum O da siyahlardan bezmiş hikayesini bana anlatıyor dinliyorum
Hikayesi mor ve zaman zaman kırmızıya çalıyor
Beni bu eylül öldürecek
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.
Devamını Oku
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta