Bir zamanlar ürpertiler kuşatırdı, dört bir yanı,
Deniz üstü sis, gökyüzü bulut, toprakta açan gelincik
Her biri diğerinden ayyuka, her biri sere serpe, gencecik
Bir uğultuydu, yürüdü asırlar boyu, bir uğultu
Kendini arıyordu, henüz geç de değil ki, ay bir doğsa
Aydınlanacak karanlıklar, umuda kürek çekerken umutsuzluklar
Beni bu eylül öldürecek
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.
Devamını Oku
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta