beyaz bulutlar yaslıyorum
bu gece göğe
ve
çelik çığlıklar biledim
kendime yaslanacağım diye
anlamıyorum kendimi
ama anlam aralığım
çok geniş
niye
keşke sararıp düşen
bir takvim yaprağı
olmasaydım
gölgemde uçuşan
hep başkalarının yorgunluğu
keşke bu kadar
sahipsiz kalmasaydım
mecazlar kadar
kanunsuzum
gerçekler dünyasında
anlamsız bir
umudu taşıyorum
hiç gelmeyecek bir
gelecek zaman kipi
uğruna
kendimi bağışladım
bir
yağmur duası yorgunluğuna
kendime başladım
kronik bir bozukluğu
düzeltmek yoluna
içimden yürüdü
soluk mevsimler
kendimi saymazsam
dört mevsim
çünkü ben bir hiçim
dünden kalma
bir isyan gibi
anlamsızım şimdi
gelsem de bir
gelmesem de
meymenetsiz bir yorgunluk
çırpınıyor
kalbimin boşluğunda
üşüyorum
bir şey almadım üzerime
sızıdan başka
cinnet olsa
gelmesi böyle uzun sürmezdi
sadece
varlığımı kuru kuruya
kemiren bir keder
bağdaş kurup
oturuyorum
yalnızlığımın
ilk çentiğine
ve kabuk tutmuş yarayı
yeniden kaşıdım
zamanı yırtabilmek uğruna
ilk ışıksızlığım
ve ilk kızgınlığım
kendime
şiir yazarım korkusuyla
bütün harflerimin bacaklarını
lanetler ederek kırdım
bu gece
sonra unuttum
konuşmayı bile
keşke kelebekler düşseydi
omuzlarıma
bir ömür çekilecek
bir ağrının
anatomisi yerine
ter dökmek yasak
ağlamak günah
gülmek ayrılığın ilk harfi
gözlerim acının alfabesi
bir
verem gibiydi dargınlık
ve ben
derin bir çizginin
ilk çatlağıydım
ıskaladım seni hayat
yine radarlara yakalandım
balçıklar gözlerimi çatlatırken
ipsiz bir fal açtım kendime
kendimi
dünyanın rahminden
bir gece ansızın aldırdım
kura çektim
yaşama ihtimalime
ve tüm ihtimalleri
ortadan kaldırdım
vakti ölüm geçiyor
keşke yeniden doğsam
ama
kalbim sormaya korkuyor
akıbetini
ki
kalbim benim
kendi adını duydukça
şimdi biraz daha kaygılı
—kendimi haklı bulmuyorum
haklı kendimi bulmuyorum
kendimi bulmuyorum haklı
ben hangi dünyaya
atsam adımımı
gençliğimin
atardamarı sargılı
çatlak bir ihtimal
kayıveriyor dudaklarımdan
ve bir çiçek bile yoktu
benim varlığıma saygılı
ölüm çekiyorum
tenhalık çekiyorum
uygunsuz bir sancının
telaşını çekiyorum
hayat
bana bilmediğim yerlerden
sorma
hayat
bana
en çok
beni sorma
ve öğrendim bir gecede
anlatmanın anlamsızlığını
cılızlığım kadar
onur kırıcı olmayacak artık
sattığım hiçbir hece
dalaşma çocukluğum
içinde
kaybolacağın bir
bilmeceye
ölürsem şimdi
başka bir biçimde
benzeyeceğim sana
tutukluk ediyor masumiyetin
sönüp durmakta olan bir
damarda
yazı uçar
acı kalır
işte
yeniden düşüyorum
o tuzağa
—yazı uçacak
ve acı kalacak
mendilimden kan damlar
bu akşam
ben savaşmayı bırakırım
savaş belki biter o zaman
belki ben biterim
ama olsun
savaş biter yine de
hani rengarenk bir demettin
hayat
neden bir gül bile uzatmadın
bize
Kayıt Tarihi : 7.7.2025 17:46:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
kıymetli yorumlarınız için teşekkür ederim hocam.
beğenmenize çok sevindim.
TÜM YORUMLAR (2)