Gül Çehreli Şol Mehtap Şiiri - Kasım Kob ...

Kasım Kobakçı
3473

ŞİİR


8

TAKİPÇİ

Gül Çehreli Şol Mehtap

Zifiri karanlık, nura üstün geliyordu,
Ummanın sularında, aydınlık yitiverdi,
Sedasızca parladı, gül çehreli şol mehtap.
*
Nazar çukurları, tek tek mevt yeri olunca,
Asuman kubbesinde, güller peyda olurdu.
Sineden kopup taşacak, feryat yahut avaz,
Hiçbir tedbir almayı dahi düşünmeyerek.
Şol sedasız karanlık, tüne akmak dilerken,
Katiyen destur almadı, dudak kenarından.
*
Tam tıkanacak iken, kökünü andı avaz,
Neşe pınarı coşup, etrafa taşıverdi.
Sızlatsa dahi mine, engeli aşılacak,
Yırtıp koparacaktı, karanlık zulmetini.
*
Yüreğine gül sızmış kişi, katlanamadı,
Safalar getirdin diyerek, haykırdı tüne.
*
Çeşmi çekilip kaldı, gül çehreli mehtaba,
Sema ilahesi seyretti, esrarlı hali.
Zühre nicedir, böyle manzaraya bakmadı,
Sema, incilerini fırlatıverdi tüne.
*
Karanlık ile, sema meleğiydi şol Zühre,
Tozlanmış mazisini, andı şu raksa bakıp.
Tüne fırlattığı parıltılara, ek yaptı,
Mazinin tortuları, silinip yok oldukça.
*
Bakışını mehtaptan, hiç çekmeyen şol kişi,
Etrafında olanı biteni, seziyordu.
Çekik bakışları meğer, anımsatırdı nur,
Karanlık zülüflere, parıltı dökülürdü,
Zulmete inat, nurlanıyordu ulu zemin.
*
Karanlık zülüflere, parıltı dökülürdü,
Zühre bütün kudretiyle, nurları yayardı,
Görmemişti nicedir, böylesi ulu aşkı.
*
Tün katiyen, böylesi ziyayı izlemedi,
Tellerinde şu yüke, yatkınlık bulunmazdı,
Tünün tellerine, parıltılar süzülürdü,
İhtiyarlık çöküyordu, zifiri tünlere.
*
Çeşmler, sıkıca perçinlenmişti kızıl güle,
Nazarlar, mühim sırlar aktarırdı şol güle,
Bakışlar, coşkuyla raks yapardı şol çiçekle.
*
Zühre ilahı artık, sabır gösteremedi,
Kopan seyyareler yolladı, zifiri tüne,
Armağan sundu, efsunlar var eden şol güle,
Sebepsiz inlerdi sema meleği, köşede.
*
Yüzyılların kahrını döktü Zühre çeşmesi,
Zühre'nin damlalarıydı, kopan seyyareler,
Zühre nicedir, tüne bunca nur yollamadı.
*
Tabiat nağmesi, coşku katardı nazara,
Ortaya koydukları, ihtiraslı cilveydi,
Uzak Güney asilzadelerinin, raksıydı,
Ulu sevda raksıydı, And Dağları bağrında.
*
Zühre beyaz bir kuş yolladı, tün zindanına,
Aheste uçuverdi kuş, nurların içinden,
Çiçeği kapıverdi kişinin, ellerinden,
Uçuverdi göklere, gül çehreli mehtaba.

Kasım Kobakçı
Kayıt Tarihi : 26.2.2026 17:44:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!