Son bir kitap yazacağım, içinde açan çiçekler olmayacak.
Nefret adlı teknem kor ateşin içinde körüklenirken,
takdir ile teşekkür arasında akan bir nehre açılacağım.
Rüzgâr, sayfalarımdan yapılmış yelkeni kucaklayacak;
kitabı okumanız için anılarım düşlere doğru aktarırken,
karalama yığınının adını koymak için orada olmayacağım.
Bayatlamıyor kalbimdeki aşkın demi
Demir atmıyor ruhumdaki gemi
Çığlıklar yüreğimdeki hasretin sesi
Canım daha az yanar vursalar neşteri
Seviyorum, gönül sahamın bekçisi
Küçüktüm,
Ayağımda top,
Hayalimde çığlık çığlığa statlar.
Bir gol atsam,
Dünya güzelleşirdi sanki.
Bi' kuş gördüm uzaklarda,
Beyazlığını siyaha şakıyan...
Bi' düş gördüm uykularda,
Yalanını gerçeğe çaldıran.
Gözlerimi bağladım korkuyla,
Göklerden düşen bir yalanım
Ne sevgiye erdim, ne de kudrete
Hançerin bir yüzüyle tanrıyım
Diğeri illüzyon yaratır gözlerde
İhanetle yoğrulmuş ismim
Eser yüreğime hasretinden bir hüzün
Leblerinden çıkan sözlerdir yüküm
Aşkla başlar mâşuksuz biter öyküm
Gözyaşlarım verir şelalelere hüküm
Üç sessiz harfin ördüğü o sağır çember,
Mülkün erkeğe zimmetlendiği o kör yasa...
Eklenen tek bir harfle yapılan ihtilal,
Melik’in boynuna atılan keskin çizik.
Tahtın merkezine kurulan o kızıl salkım,
Yastığından yorganına doğru akan düşlerini
Tertip etmeye çalıştığın yeni bir sabah
Tüm pembelerini yırtıp atan yeni siyah
Bilincin, gölgesinden daha müstakar
Mavi kubbede süzülen yüce gözcü,
Nesli tükenmekte olan bir hayalde...
Geleceği temsil eden yegane teminat;
İnsanlığa ayrılmış, saf bir negatif alan.
Zamanın kalbinde replikleri bölen,
Ölüm bacayı sarmış
Rüzgar adımı fısıldamakta
İnsanlar zihnime dolanmış
Özgürlüğümü kısıtlamakta




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!