Küçüktüm,
Ayağımda top,
Hayalimde çığlık çığlığa statlar.
Bir gol atsam,
Dünya güzelleşirdi sanki.
Bi' kuş gördüm uzaklarda,
Beyazlığını siyaha şakıyan...
Bi' düş gördüm uykularda,
Yalanını gerçeğe çaldıran.
Gözlerimi bağladım korkuyla,
Göklerden düşen bir yalanım
Ne sevgiye erdim, ne de kudrete
Hançerin bir yüzüyle tanrıyım
Diğeri illüzyon yaratır gözlerde
İhanetle yoğrulmuş ismim
Eser yüreğime hasretinden bir hüzün
Leblerinden çıkan sözlerdir yüküm
Aşkla başlar mâşuksuz biter öyküm
Gözyaşlarım verir şelalelere hüküm
Üç sessiz harfin ördüğü o sağır çember,
Mülkün erkeğe zimmetlendiği o kör yasa...
Eklenen tek bir harfle yapılan ihtilal,
Melik’in boynuna atılan keskin çizik.
Tahtın merkezine kurulan o kızıl salkım,
Yastığından yorganına doğru akan düşlerini
Tertip etmeye çalıştığın yeni bir sabah
Tüm pembelerini yırtıp atan yeni siyah
Bilincin, gölgesinden daha müstakar
Mavi kubbede süzülen yüce gözcü,
Nesli tükenmekte olan bir hayalde...
Geleceği temsil eden yegane teminat;
İnsanlığa ayrılmış, saf bir negatif alan.
Zamanın kalbinde replikleri bölen,
Ölüm bacayı sarmış
Rüzgar adımı fısıldamakta
İnsanlar zihnime dolanmış
Özgürlüğümü kısıtlamakta
İnsan kendi hayatını pasifize kurar;
İsim cümlesini fiil cümlesine atayarak,
Jüpiter ailesinden olduğunu bilmeden,
Dünya'nın yegane kardeşi Ay sanarak...
"L" adlı bir gezegenin ortasında;
Kadim bir bozkırın susuzluğunda, kuyunun başında bekleyen,
İsmiyle bin yıllık bir düğümü boğazıma ekleyen.
Sen, çözülmesi imkansız bir ilmiğin en zarif halisin,
Rebekah; sen hem kement, hem de o kementle boğulma vaadisin.
İki ulus dediler karnına, bağlamak dediler aslına,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!