Gecenin paslı sayfaları kurumuş, ateşini öğütüyor toprağın ıssız kalmış kalbine, satırlar dolusu gözyaşı ıslaklığı birikiyor, suskunluğun saklı kalmış düşlerine…Boş defterlerin yazdığı, kurmaca dudak büken hayallerin ihanetiyiz biz. Mavi bir sığınağın huzurunda büyülenmiş, tüm gerçekliğini gri tonuna adamış ,boşlukla doluluk arasında kalmışlığın sustuğu yerdeyiz….
Beni bu eylül öldürecek
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.
Devamını Oku
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta