-Damlanın sızısı saz olmuşsa sözlerime sensizliği nasıl yaşadığımı anlaman gerek.
Islanmayı bilmeyen gözlerimi peri açılmaz oldu. Kurumuş yaram gibi, yüzümde kuruyan gözden ırakların var. Islanmışlığıma alışan uslanmışlığım var. Sen kaç damla aktıysan ben o kadar içten vicdanen eridim, ağladım, zırladım, biledim bahtımı.
Yağmuru ağlatan damlalarındı. İkiniz ağlarken söyle beni hangi dağ bağrına alır ki? Setlerimi yıkan bu akışlara nasıl dayanır ki yüreğim
Herkes dişine taş takarken ben kalbime; ancak dayanır Gülfem…
Anlat bize yürüyüşün güzelliğini
koşunun rüzgarını, köpüren yeleyi
toynakların kızgın kıvılcımlarını
Kişneyen bir tayın sevincini anlat
öfkeyi ve sağırındaki mahmuz yarasını
Devamını Oku
koşunun rüzgarını, köpüren yeleyi
toynakların kızgın kıvılcımlarını
Kişneyen bir tayın sevincini anlat
öfkeyi ve sağırındaki mahmuz yarasını