Gözlem
Dünyada gözlenen her şey, “An” göreceliliğinde olacak ama gözlem anına dair “Geçmiş-gelecek; büyük- küçük; iyi kötü” göreceli olacaktır! Zaman ve mekan olmadığında, tercih yani şuur olacak ama gözlenemeyecek! İlk aşamaya, “Ben” yani “Şuur”; Şuura, “Tercih” diyebilirim, tercihe dair “Data” oluşması 2. Aşama, gözlem, 3.aşama! Aşamalar da boyutlar!
Tüm gözlenen şeylerin datası var! Bir şey data olarak 2.boyuta çıktığında, yazıldığında 3. Boyutta da algılanır! 3. Boyutun izafi zaman (geçmiş-gelecek) -mekan (büyük-küçük) şeylere, varlıklara dair algılama ise (iyi-kötü) göreceliliğinde yanılgılara sebep olacaktır! Bir şey 3. Boyutta algılandığında, zaman-mekan ve algı izafiyeti onun datasının önce, algısının sonra olduğu yanılgısını verir! Kuantum alanda, sınırsız olasılıkta her şey olabilen ve her zaman ve mekanda olabilen bir şey, gözlendiğinde; yani tercih edildiğinde, izafi olarak “Geçmiş-gelecek, büyük-küçük, iyi-kötü” belirlenir! Bu gözlem anı, 3. Boyutta izafi bir belirlemedir!
“Gözlem” iki şekilde yapılıyor! Verici ve alıcı gözlem!
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta