Devasa bir zerreyim ben.
Cihan taşıyor kelamımdan
ve
Sığıyor parşomenlere.
Padişaha ulaşınca damıtılmış gösteri,
Asa vurulur! Çarmıh kurulur!
ve bunu zevkle seyreder ketum ahali.
Ne ilahi bir sahne bu,
Kanımla öderken gammazlığın bedelini,
Şu çocuk ağlarken mesulsüz,
Hiçbir şair tutamayacakken yerimi,
İdam farazi, mahkeme usulsüz.
Görünmez bir şemşirle,
kelleleri uçururken kaygısız,
Esastan muhaciriz, eşyadan arsızız.
İşte böyle arkadaş, gel, beraber ölelim!
Çevirdilerse kum saatini, gel, hakkını verelim
Misal, bir komün kurarız, hep beraber üşürüz,
Buğdayı birlikte ekeriz; birlikte bölüşürüz
Aksi selamet muhal! Ben taş kaynatırken ocakta,
Devletse taş kesiyor, oğlum yatıyor Tokat'ta
Gülümseyen o suratlar morfin gibi rüya,
Kemerine dikkat et!
Zira etiyle, kemiğiyle
Üç kuruş etmiyor dünya.
Yağlı bir but, içtiğin çorba
Mutluluğun mecazıdır, ait değilsin buraya.
Zincirlenmişken gölgelerin hüküm sürdüğü mağaraya,
Hakikatin zerresiyle düşler kurarken,
Ateş söndüğü vakit
ayaklarından itibaren üşürken..
Hep "siz" gibi bakmışken dünyaya,
Baba'yı görünce göbek bağını keserken...
"Ah 'bir' olaydık!" diyor,
kurtulaydık adeta!
Şimdi daha az rüya görürdük ve
daha çok uyurduk mutlaka.
Ben hazırım Sen'de yokluğa karışmaya,
Sen razı olmadıkça dilemem, söz!
Senin olur benim ettiğim dua,
cesedim kalır, ebede gider töz...
Ah ki o tözü,
paketlemeyeydiler,
saçmayaydılar hurma dalları gibi.
Şimdi o hurmalar büyürdü,
soframızda yer ederdi.
Yetmişler gelirdi soframıza
sen bi gelirdin, dünya seyrederdi.
Belki durduramazdık zulmü,
ama
kokusu da üstümüze sinmezdi.
Belki biraz tütün,
biraz ter.
Ağzımız kokardı miskden beter.
O vakit çökerdi sokaklara turuncu hayaletler,
ve yanmazdı tenimiz
kaçmazdı hiçbirimiz.
Atarız hurmadan ağzımıza,
ve 'bir' olup güneşi seyrederiz...
Kayıt Tarihi : 2.11.2026 23:09:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!