Bir gülün sessiz açışı kadar kırılgandır içimdeki ateş,
Bir çocuğun salçalı ekmek diye ağlayışıdır kardeş.
Aşkı cebinde keklik sanıp harcayan namert, kalleş,
Aşkı ayaklar altına seren, leşe konan akbaba misali bir leş.
Bir gülün bağrında saklanan sükût kadar ince,
İçimde bir ateş var; yanar gündüz bitince.
Bir yetimin sofrasında ekmek çalınır sinsice,
Kardeş diye çağırır beni duyan gerçek sevince
Kardeşimdir o garip, sofrasında dert taşıyan,
Gecesi aç geçenin hâlinden habersiz kalan;
Bir lokmayı çok gören taş yürekli insanlar, yalan
Bilmez ki insanlık, merhametle ayakta dimdik duran.
Sevdayı bir oyuncak, bir ganimet sanan ,
Sorarım: Ne kaldı sizden ahirette kalan
Aşk için sevda çölünde leylasını arayan
ne mecnun kaldı ne leyla kendini paraya satan
Ey kalbi pas tutmuş, gözü yalnız dünyada olan,
Bir gün gelir hesap sorar seni etten kemikten yaratan
beden emanet, ruh kuş misali kabirde uçan;
bilmez ki sevap merhamette saklı ahirette kazan.
Ne servet kalır elde, ne makam ne de şan,
Bir gönül hoşluğu yeter insana her zaman.
Aşkı bilen, insanı seven, mazluma el uzatan,
Ahirette nur bulur merhametle yaşayan.
Kayıt Tarihi : 23.07.2026 12:20:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!