(bir gün çok zengin olacağım ve barımı açacağım)
Bir yağmurlu cumartesi sabahında, gene içim kan ağlıyor ve yine işime gidiyorum. İşim dedim ise, sahibi olduğum bir işim değil, paragöz bir adamın –ki bu adam vergi vermemek adına sürekli her personeli adına paravan şirketler kuran ve onlar arasında kar aktarması yaparak “karhane” olarak kullandığı- iş yeri.
Hani derler ya: el parası ile gerdeğe girilmez, sanırım ben hala bu yüzden evlenemiyorum. Evlensem de, bir hayrını görmem diye korkuyorum.
Ha, burası da benim ezel ebedi çalıştığım bir yer değil keza. Sigortasız çalıştığım ilk yerleri de hesaba katarsam; mezuniyetten sonra ki sekizinci iş yerim.
o kadar da önemli değildir bırakıp gitmeler,
arkalarında doldurulması mümkün olmayan boşluklar bırakılmasaydı eğer.
utanılacak bir şey değildir ağlamak,
yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eğer…
belirsizliğe yelken açardı iri ela gözler zamanla,
öylesine derince bakmasalardı eğer…
Devamını Oku
arkalarında doldurulması mümkün olmayan boşluklar bırakılmasaydı eğer.
utanılacak bir şey değildir ağlamak,
yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eğer…
belirsizliğe yelken açardı iri ela gözler zamanla,
öylesine derince bakmasalardı eğer…




neden yazdıgını sorabılırmıyım
ayrıca bu kadar seyı yazmak ıcın delı olmak gerekır
manyakmısın kardesım...
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta