Eylül güneşi hüznüyle öperken doğayı
yerden topladım kırılgan hayallerimi.
Soluk sarı gözyaşıydı yapraklar,
park boştu, yalnızlığını giyinmişti banklar.
Üşüyen kuşlar fısıldaşıyordu,
ağlayarak anıyordu baharı çığlıkları.
Benimde üşüyor kırılgan hayallerim,
Tüm umutsuzluklara rağmen gülmeyi unutmadım.
Yaşamayı öğrendim hayatta, ayakta kalmayı.
İnsanları öğrendim, yüzlerinde maske.
Savaşmayı öğrendim, yenmeyi dövüşmeden.
Gözpınarlarım yaşla dolsa da bunları saklamayı öğrendim
Devamını Oku
Yaşamayı öğrendim hayatta, ayakta kalmayı.
İnsanları öğrendim, yüzlerinde maske.
Savaşmayı öğrendim, yenmeyi dövüşmeden.
Gözpınarlarım yaşla dolsa da bunları saklamayı öğrendim




Kızgınım işte; benim dışımda
dönüp duran bu devrana
kırılgan hayallerimi topladım yerden.
Gidiyorum! !
Evet gitme zamanı gelmişse,ayaklarımızı sürüye sürüyede olsa gidilecek.başka çare yok..Tebrikler sayın Yavuz
Sevda , acıyı da ayrılığı da bulunduruyor içinde. Gönlün isteği ve yaşamın sunduğu bir olmuyor her zaman ve ne yazık ki...Kutluyorum,sayın şair...
gitmeler kalmalar
birer dönüm noktası
hiç belli olmuyor
aşkın dividi hokkası
Alev hanım kaleminiz daim olsun
Kızgınım işte; benim dışımda
dönüp duran bu devrana
kırılgan hayallerimi topladım yerden.
Gidiyorum!
Acaba kim haklı?
Bizim dışımızda dönen devran mı yksa bizlerin alıngan ve kırılgan olmamız mı?
Kutluyorum değerli kaleminizi.
Kardeşim begenerek okuduğum dizelerdeki çok hoş sözleri takdirle belirtmek istiyorum.Güzel şiiri yazan ellerine sağlık selam ve saygılar
Bu şiir ile ilgili 5 tane yorum bulunmakta