Hayat labirenti yurdum
Geldim geçtim, kaldım durdum
Hangi taşa takıldıysam
Türlü bahane uydurdum
Kolay lokma sandım önce
Yaşıyordum hep gönlümce
Öyle bir yere geldim ki
Ne gündüz kaldı ne gece
Gitti telden arabalar
Yükleriyle katar katar
Terzilerden arta kalan
Teker oldu makaralar
Rüzgâr sustu, esmez serin
Ateşi yok fitillerin
Gözlerinin feri sönmüş
Son demleri gök kubbenin
Hüzzam bir mevkide durdum
dinliyorum yudum yudum
Hiç gelmesin güz mevsimi
Bütün yaprakları yoldum
Bir ağaçta, bir yaprakta
Güneşin gördüğü son nokta
Nasip dedik ne çıkarsa
Yayından ayrılan okta
Yaptım saman kağıdından
Ufka saldım bir uçurtma
Sanki buraya sığmadı
Gitti, gelmedi bir daha
Emir gelir, her yaş, sen ben
Yıldızın kayınca gökten
Merdivensiz, sekerekten
Düşüleceksin defterden...
Kayıt Tarihi : 14.06.2011 00:33:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!