Gidenle Beraber Şiiri - Mustafa Alp

Mustafa Alp
885

ŞİİR


5

TAKİPÇİ

Gidenle Beraber

sen gideceksin,ben yine seni bekleyeceğim,
aklım giden gider diyecek, gönlüm inanmayacak.
çünkü insanın aklı kapıya kadar uğurlar sevdiğini,
ondan sonrası gönlün işidir.
o da vedadan pek anlamaz zaten.

arkandan su dökmeyeceğim, merak etme.
dönecek olan susuz da bulur evin yolunu,
dönmeyecek olanın arkasından denizi devirsen ne fayda?
insan bazen bir ömrü uğurlar da
elinde yalnızca kapanan bir kapının sesi kalır.

ben yine iki çay söyleyeceğim her zamanki yere,
biri önümde tütecek, biri karşımda soğuyacak.
garson bir müddet sonra anlayacak yokluğunu,
ama hiçbir şey sormayacak.
bazı adamlar insanı yüzünden değil, sessizliğinden tanır.

millet unut artık diyecek bana.
ulan, unutmak bu kadar kolay olsaydı
meyhaneler çoktan kepenk indirirdi,
şairler düzgün bir işe girerdi,
geceler de bu kadar uzun sürmezdi.

insan sevdiğini öyle bir sabah kalkıp unutmaz.
önce adını daha seyrek söyler, sonra fotoğrafına daha az bakar,
bir gün sesini hatırlamak için gözlerini kapatır.
işte millet buna geçti der,
oysa geçen sevda değil, ömürdür.

sen gidince ev yine aynı ev olacak,
ama nedense duvarların arası biraz daha açılacak.
bir fincan fazla, bir sandalye fazla, bir yastık fazla gelecek.
meğer insan gidince eşya çoğalırmış,
dokunduğun ne varsa senden yana şahitlik edermiş.

ben de kendi evimde bir mahkum gibi dolaşacağım.
suçum seni, gidebileceğini hesaba katmadan sevmek.
cezam sabah kalkıp hiçbir şey olmamış gibi yaşamak.
adamın içinden cenaze çıkar da
dünya yine yarın erken kalk der.

belki bir gün başka bir adamın yanında güleceksin,
benim ezbere bildiğim gülüşünü ona yeni göstereceksin.
canım yanacak, ama sana kızmayacağım.
çünkü sevda tapu dairesi değildir,
sevdim diye kimsenin alnına mühür vurulmuyor.

ama şu gönül denen sarhoş hukuktan anlamıyor.
mahkeme bitiyor, hakim gidiyor, ışıklar sönüyor,
o hala kürsünün önünde bir itirazım var diye bağırıyor.
kime itiraz ettiği de belli değil.
sana mı, bana mı, yoksa bizi karşılaştıran hayata mı?

kaderin de günahını çok aldık aslında.
biz yanlış yerde sustuk, doğru yerde korktuk,
yanlış insanlara inandık, sevdiğimizi yarına bıraktık.
sonra ne halt geldiyse başımıza
faturanın üzerine kocaman kader yazdık.

belki kader yukarıdan bakıp söyleniyordur.
ulan, her haltı siz yiyorsunuz, adı benim üzerime kalıyor.
haklı da olabilir namussuz,
insan kendi eliyle düğüm attığı ipin ucunu
gökyüzünde aramaya pek meraklıdır.

sen gideceksin, ben seni kötü anlatmayacağım.
bir zamanlar başımı göğsüne koyup sustuğum kadına
arkasından sövmek benim harcım değil.
sevdiği gidince sevgisini inkar eden adamın
aşkı değil, karakteri ortaya çıkar.

seni güzel günlerinle hatırlayacağım,
kötülerini de hayatın hesabına yazacağım.
zaten hayat eski bir meyhane garsonu gibidir.
masaya ne getireceğini sana sormaz,
ama hesabı nedense mutlaka sana bırakır.

sen gideceksin, ben yine yaşayacağım.
sokağa çıkacağım, vapurlar geçecek, çocuklar gülecek,
bir kadın yanımdan senin kokunla geçip içimi dağıtacak.
ve koskoca şehir hiçbir şey olmamış gibi
benim acımı çiğneyip işine devam edecek.

işte o zaman anlayacağım dünyanın huyunu,
kimsenin acısına hürmeten dönmeyi bırakmıyor.
güneş, kalbi kırılanlara bir saat geç doğmuyor.
saat dediğin de namussuzun teki,
mutluyken koşuyor, beklerken duvara çivileniyor.

sen gideceksin, ben yine seni bekleyeceğim,
ama ömrümü kapının önüne serip nöbet tutmayacağım.
güleceğim, dostlarla masaya oturacağım, yaşayacağım.
çünkü beklemek hayatı durdurmak değil,
bazen yürürken de birini beklemektir.

bir sabah uyanıp ilk seni düşünmediğimi fark edeceğim.
bir yanım nihayet diyecek, öteki yanım utanacak.
çünkü insan bazen iyileşirken bile üzülür.
unutmaya başlamak, bir zamanlar uğruna öldüğün şeye
yaşıyor olmanın verdiği küçük bir mahcubiyettir.

yıllar sonra belki bir sokakta karşılaşacağız,
senin saçlarına biraz kış, yüzüme birkaç yol düşmüş olacak.
nasılsın? diyeceksin, iyiyim diyeceğim,
sen de ben de.
iki eski sevgili, iki medeni insan gibi
birbirimize en terbiyeli yalanımızı söyleyeceğiz.

sonra dönüp yürümeye başlayacaksın.
bu defa arkandan seslenmeyeceğim.
çünkü insan aynı kişiyi iki kere kaybetmez.
ilkinde sevdiğini kaybeder,
ikincisinde kendini.

ben kendimi sana verecek kadar sevdim seni,
ama senden sonra kendimde bırakacak kadar da seveceğim.
yine de bazı geceler kapının önünde bir ihtimal bırakırım.
ne anahtar, ne mektup, ne yalvarış,
yalnızca küçücük bir ihtimal.

sen dönersin diye değil o ihtimal.
bir zamanlar döneceğine bütün kalbiyle inanan
o eski adamı yalancı çıkarmamak için.
çünkü insan bazen gideni değil,
gidenle beraber kaybettiği kendini bekler.

sen gideceksin, ben yine seni bekleyeceğim.
ama bir gün gelirsen beni bıraktığın yerde bulamayacaksın.
çünkü seni beklerken bile hayat geçecek içimden.
ve belki sonunda ikimiz de anlayacağız.
sen benden gitmişsin, ben senden kalmışım.

✍️

Mustafa Alp
Kayıt Tarihi : 9.09.2026 16:09:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!