GEZİ NOTU //* Ankara Notları – II *

Ali Rıza Atasoy
157

ŞİİR


10

TAKİPÇİ

GEZİ NOTU //* Ankara Notları – II *

Uzun ve yorucu bir çalışma döneminin ardından kısa süreliğine de olsa bir tatile çıkmak ne kadar güzel oluyor. İş ortamından uzaklaşmışken hele bir de seyahate çıkıyorsanız, insan bu duygunun güzelliğini o zaman daha da iyi anlıyor. Okulların yarıyıl tatiline girmesiyle birlikte yaklaşık on gün süreli izne ayrılarak görev yerimden memleketim Ankara’ya doğru yola koyuldum. Her zaman yaptığım gibi birinci gün çocukluk ve öğrencilik yıllarımı geçirdiğim eski mahallemizi ziyaret ettim, tanıdıkları ve çocukluk arkadaşlarımı gördüm. Çocukluk ve öğrencilik yıllarından arkadaşım olan şair dostum Hünkâr Dağlı’yı aradım. Bir müddet sonra geldi ve bir mekanda oturup çay kahve içtik, eski günlerden ve şiirden, sanattan konuştuk. Hünkar Dağlı, her hafta Pazar günleri düzenlenmekte olan “Başkent Şiir Akşamları” programından söz etti. Ve “Ben bu hafta katılmak niyetinde değildim ama mademki sen geldin, hadi beraber gidelim” dedi. Bunun üzerine belirtilen saatte Necatibey Caddesinde güzel bir mekanda gerçekleştirilen program yerine vardık. İçeri girdiğimizde takriben yirmi civarında şair ve sanat dostunun program salonunda yerlerini aldıklarını gördük ve gösterilen yere oturarak biz de programa dahil olduk.

“Başkent Şiir Akşamları” programını; Milli Eğitim Bakanlığı merkez teşkilatında görev yaptığım yıllarda gıyaben tanıdığım, Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı eski üyelerinden şair-yazar Ahmet Sevgi hoca yönetiyordu. Bu program vesilesiyle Ahmet Sevgi hocamı daha da yakından tanıma, tanışma ve kendisiyle konuşma fırsatı buldum. Belirtilen vakit geldiğinde, genç şairlerimizden İsmet Benli’nin Sezai Karakoç üstada ait ünlü Mona Rossa şiirini takdimi ve Ahmet Sevgi hocamın açış konuşmasıyla program başlamış oldu. Katılımcılar sırasıyla mikrofona davet edildi. Daha çok şiir sunumlarıyla tanıdığımız şair dostumuz Cumhur Karaca’ya söz verildiğinde bana bir jest yaparak kendine özgü sesiyle “Esmer Benli Yârim” isimli şiirimi seslendirdi. Yine genç öğrenci şairlerden Anıl Çağlayan da “Ankara Garı’nda Beni Bekle” isimli şiirimi okudu. Her iki şair dostun bu küçük sürprizlerinden gayet mutlu oldum. Söz hakkı bana verildiğinde kısaca kendimi tanıttıktan sonra şiire ne zaman başladığıma ve ne tür çalışmalar yaptığıma ilişkin kısa bir açıklamanın ardından programa Ferhat diyarı Amasya’dan gelip katıldığımı belirterek “Ferhat” başlıklı şiirimi seslendirdim. Kısa bir aranın ardından programın ikinci bölümü başladı ve ikinci bölümde de bir müddet önce şair meslektaşım Ersin Kayışlı tarafından bestelenen “Gözlerin” başlıklı şiirimi okudum. Program süresince katılımcı şairler kendilerine ait şiirlerin yanı sıra Yunus Emre, Karacaoğlan, Mevlâna, Mehmet Akif Ersoy, Yahya Kemal Beyatlı, Ahmet Hamdi Tanpınar, Sezai Karakoç, Abdurrahim Karakoç, Nurullah Genç gibi şairlerden de örnekler sundular. Program yöneticisi Ahmet Sevgi hocam bu adını saydığım şair ve fikir adamalarına sanat ve şiir görüşlerine ilişkin açıklamalar yaptı. Bendenize hitaben “Amasya için çok güzel şiirler yazıyorsun ama sen Ankaralısın, senden bir Ankara şiiri bekliyorum” şeklinde küçük bir sitemde bulundu. Dolu dolu ve seviyeli bir programdı, programdan kendi adıma büyük bir keyif ve feyz alarak ayrıldığımı belirtmeliyim.

Bir başka gün şair dostlarımızdan İbrahim İmer’den bir grup şair arkadaşla “Kuytu Kültürevindi” buluşup sohbet edeceklerine ilişkin bir mesaj aldım. Beni de bu sohbet programına çağırıyorlardı. Belirtilen saatte program yerine vardığımda başta değerli büyüğümüz İsmet Bora Binatlı ağabeyimiz olmak üzere Hünkar Dağlı, İbrahim İmer, Müzeyyen Keskin, Hüseyin Bacanak, Ahmet Şahinoğlu, Deniz Şahinoğlu ve Bayram Yelen gibi bir grup sanat dostunu ilgili mekanda yerlerini almış ve sohbete dalmış halde buldum. Bana da yer gösterip iltifat ettiler ve böylece biz de sohbete dahil olduk. Gecenin ilerleyen saatlerine kadar şiirden, sanattan ve bugüne kadar yapılan ve ilerde yapılması düşünülen sanat etkinliklerinden konuştuk. Sonra, kurucusu bulunduğum Yeşilırmak Şiir Vadisi Grubu’nun faaliyetlerinden ve grubumuz adına iki sene üst üste düzenlediğimiz “Boraboy Şiir Günleri” etkinliklerinden söz açıldı. Grup yöneticilerinin bir kısmını burada bulmuşken grubumuzun faaliyetlerinin yanı sıra ileriye dönük program planlarımızı da değerlendirme fırsatı buldum. Sonunda grubumuz adına ikinci kitabı, yani Vadiden Esintiler –II Şiir Antolojisini çıkarmayı kararlaştırdık. Yeşilırmak Şiir Vadisi Grubu mensubu 50 şairin katılımıyla hazırlamakta olduğumuz şiir antolojisi şu an dizgi aşamasında olup, kısa bir süre sonra şair dostlarla ve okuyucusuyla buluşacaktır.

Yine bir başka gün Çamlıdereli hemşerilerimden bir davet mesajı aldım. ÇAMLIDERE VE DOĞA DOSTLARI DERNEĞİ’ nin her hafta Çarşamba günleri dernek merkezinde yapılan sohbet toplantısına davet ediliyordum. Derneği ve hemşerilerimi ziyaret edeceğime ilişkin derneğin yayın organı olan www.camliderem.org sitesinde bir haber de yapılmıştı. Belirtilen günün akşamı dernek yönetiminden değerli hemşerim Kadir Civelek beni Aydınlıkevler’den aldı. Birlikte Yenimahalle’de bulunan dernek merkezine vardığımızda başta dernek başkanımız ve aynı zamanda Sabah Gazetesi spor yazarı Ali Öcal olmak üzere, dernek yöneticileri ve hemşerilerim beni içtenlikle karşıladılar. Dernek yönetiminden Ümit Kaya, Davut Erşahin, Ali Fuat Atalık, İsmail Çetiner ve değerli meslektaşım Faruk Çalışıcı ve diğer hemşerilerimle tanışıp konuşma fırsatı buldum. Sohbet ve buluşma programına bir müddet önce Ankaragücü Spor Kulübü basın sözcülüğünden istifa eden değerli hemşerim Sami Altunyuva ve şair dostlarımızdan hemşerim Ahmet Eroğlu da katıldı. Gecenin ilerleyen saatlerine kadar şiir-sanat ve spor üzerine sohbetimiz devam edip gitti. Bir ara “TÜRBE / ÇAMLIDERE ŞİİRİ” isimli şiirimi okudum. Şiiri seslendirmem esnasında Çamlıdereli hemşerilerimin büyük bir duygu yoğunluğu içine girdiklerini gözlemledim. Sohbetimize şiir ve sanat programları ve bizim Boraboy Şiir Günleri etkinliklerinden söz ederek devam ettik. Başta dernek başkanımız olmak üzere dernek yöneticileri ve hemşerilerim Boraboy Şiir Günleri etkinliğinin benzerinin memleketimiz Çamlıdere’de de yapılması yönündeki taleplerini dile getirdiler. Böyle bir etkinliğin kendi memleketimizde de düzenlenmesi için karşılıklı görüş alışverişinde bulunduk. Sonuç olarak 27-28 Haziran 2009 tarihlerinde iki günü kapsayacak şekilde bir şiir etkinliğinin Çamlıdere Ve Doğa Dostları Derneği adına “Çamlıdere Aluçdağı / Çamkoru Şiir Günleri” adı altında Çamlıdere’de yapılmasını kararlaştırdık. Böylece şiir ve sanat adına dolu dolu yararlı bir günü daha yaşamış oldum.

Bir başka gün, uzun yıllardır görmediğim ilkokul öğretmenim Mustafa Dilek hocamı Yenimahalle’deki ofisinde ziyaret ettim. Öğretmenler Günü ve bazı özel günlerde telefon ve mesaj yoluyla görüşsek de uzun yıllardan beri yüzyüze görüşmemiştik. Öğretmenim beni beklemediği bir anda bürosunun kapısında görünce çok şaşırdı, duygulandı ve sevindi, birbirimize sarılıp hasret giderdik. Onsekiz yaşında genç ve yakışıklı bir delikanlı olarak tanıdığım öğretmenimi saçlarının yarısı dökülmüş ve beyazlamış, kilo almış, dinç ve sağlıklı olmakla birlikte yaşlanmış olarak buldum. Öğretmenim, bizi ilkokuldan mezun ettikten sonra aynı zamanda bir başka alanda yüksek eğitim yaptığı için, mesleğinin ilk yıllarında öğretmenlik mesleğini bırakmıştı. Şimdi kendisine ait bir inşaat firmasının sahibi ve yönetim kurulu başkanı olsa da öğretmenlik yaptığı yılları halen özlemle anmaktadır. Çalışma odasına girdiğimde odanın duvarlarının biz öğrencileriyle öğretmenlik yıllarına ait fotoğraflarla dolu olduğunu gördüm. Elimden tutarak tek tek fotoğrafları ve bu resimlerdeki öğrencilerini isimleriyle anarak gösterdi, onlarla ilgili bilgiler sordu. Birçok arkadaşımız hakkında genel malumatı vardı, hatta öğrenci velilerinden çoğunu isimleriyle zikrederek sordu. Benim dahi hatırlayamadığım bir çok öğrencisini ve hatta öğrenci velisinin isimlerini nasıl bugüne kadar unutmadığına şaşırdım doğrusu. Bu anlamlı ziyaret vesilesiyle, yirmi beş yılı aşkın bir süredir içinde bulunduğum eğitim camiasını ve bu camianın fedakar temsilcileri değerli öğretmen arkadaşlarımı bir kez daha minnetle yadettim. Ve kime ait olduğunu şu an hatırlayamadığım “Tanrı yeryüzüne inseydi öğretmenlik yapardı, bu yüzden öğretmenlerde tanrısal bir güç vardır” şeklindeki sözü hatırladım. Öğretmenliğin, ne kadar güzel ve hiçbir maddi kıymetle ölçülemeyecek derecede kutsal bir meslek olduğu yönündeki genel görüşü bir kez daha benimsedim. Akşamın ilerleyen saatlerine kadar öğretmenimle sohbet edip eski güzel günleri andıktan sonra kendisiyle vedalaşarak oradan ayrıldım.

Artık haftanın ve iznimin son günleri gelip çattı. Cuma günü öğleye yakın saatlerde eşimi de yanıma alarak dünyaya ilk gözümü açtığım memleketim Çamlıdere’ye doğru yola çıktım. Ankara çıkışından otobana girdiğimde arabamın teybini açtım ve ilerleyen yol boyunca Gözlerin şarkısını dinledim, derken bir de bakmışım Çamlıdere ayrımına gelmişiz. Çocukluk yıllarına ait anılarımın saklı olduğu memleketimi yollarından dağlarına bayırlarına ve mütevazi insanlarına kadar nasıl da özlemiştim. Son zamanlarda sık sık rüyalarıma bile girer olmuştu. Bazen rüyamda Kargasekmez’den Kızılcahamam istikametine ilerliyor, annemin kapısını çalıyor gibi oluyordum. İşte, bu duyguların ilhamıyla D A ü S S I L A şiirini yazmıştım.

* D A Ü S S I L A ***

Giderek içimde büyüyen sükut,
Beni yolculuğa davet ediyor.
Başımda dolanıp duran şu bulut;
-Hadi düş peşimden yollara, diyor.

Geçmeli usulca Eryatağı’ndan,
Geceye beş kala yalnız tekdüze.
Süzülüp sessizce Işık Dağı’ndan,
Varmalı şafakta Kargasekmez’e.

Kaybolan düşlere umut ekmeli;
-Hadi ver elini Kızılcahamam.
Kapı tokmağını bir kez çekmeli,
Bilirim, kapıda bekliyor anam!

Ali Rıza Atasoy
(Taşova, 25.12.2008)

Otobandan Çamlıdere ayrımına girip rampayı aşınca Çamlıdere’nin evleri ve şehir göründü. Birkaç dakika sonra da “TÜRBE / ÇAMLIDERE ŞİİRİ” ne konu olan Şeyh Ali Semerkandî Hazretlerinin türbesindeydik. Daha önce de çeşitli vesilelerle birkaç kez bahsettiğim gibi bizim Çamlıdere’de bir yere gidenken, bir yerden dönerken, bir işe başlarken bu mistik mekana uğramak bir gelenektir. O mübarek zatı manevi huzurunda ziyaret edip, dua ettik derken, Cuma vakti geldi. Cuma namazını türbe külliyesi içinde bulunan Şeyh Ali Semarkandî Camiinde eda ettikten sonra aynı mahallede ikamet eden annemin kapısına vardık. Yola çıkarken annemi aramıştım, geleceğimizi haber verecektim ancak telefonunu başka bir yerde unutmuş olduğundan kendisine ulaşamamıştım. Bu nedenle birbakıma sürpriz oldu “Daüssıla” şiirinde değindiğim üzere kapı tokmağına bir kez dokundum ve annem kapıdaydı. Bizi karşısında görünce şaşırdı ve sevincini paylaştı, birbirimize sarılıp özlem giderdik. Annemin evi de annelerin kalbi gibi sımsıcaktı, sanki geleceğimiz içine doğmuş ve mükellef bir sofra hazırlamıştı. Yemek, çay ve kısa bir dinlenmeden sonra anemi de yanımıza alarak çok genç yaşta kaybettiğimiz merhum babamın ve aramızdan ayrılan yakın akrabalarımızın kabirlerini ziyaret ettik. Eve döndükten sonra kısa bir dinlenme ve çay molasından ardından annemle vedalaştık ve tekrardan Ankara istikametine yola koyulduk. Çamlıdere’den ayrılırken memleketimin birbirinden güzel turizm ve mesire alanlarına da şöyle bir uğramak istedim. Hava çok güzeldi, sanki ilkbahardan kalma bir gündü o gün. Çamllıdere yaylası ve Aluçdağı mesire ve festival alanı her zamanki zarafeti içindeydi. Hele bendenize ait “Boraboy” şiirinde “Boraboy’un ikiz kardeşi” olarak tasvir ettiğim 'Çamkoru' muhteşem bir görüntü içindeydi. Çamkoru göletinin bir kısmı buz tutmuş, bir kısmı ise masmavi gökyüzüyle ve bulutlarla öpüşüyor gibiydi. Bu muhteşem manzaraların fotoğraflarını çektim ve birçok ayrıntıyı görüntüledim. Hatta “Çamlıdere Aluçdağı / Çamkoru Şiir Günleri” etkinliği için şimdiden kafamda bir tasarı bile yaptım. Artık akşama yakın saatlerdi ve gün zevale ermek üzereydi, Çamkoru’dan ayrıldık. Ankara’ya dönüşümüz E-5 karayolundan ve Kızılcahamam üzerinden oldu. Avdan Yokuşu’ndan akşamın alacakaranlığında inip, İstanbul yoluna giriş yaptık. Kızılcahamam’ın ışıkları yanmış, şehir dağın eteklerinde muhteşem bir görünüm içindeydi. Kargasekmez’e gelip keskin virajlı yola girdiğimizde ise “Daüssıla” şiirini hatırladım ve hafif bir ses tonuyla arabamın içinde mırıldandım derken, kendimi bir Ankara akşamının yoğun trafiği içinde buldum.

Böylece güzel bir günü, her bakımdan doyurucu ve güzel bir seyahatle geçirmiş olmanın mutluluğu içinde deliksiz uykuya daldım. Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte kalkarak, ailemle birlikte görev yeri istikametine tekrar yola koyulduk. Şimdi görev yerimize döndük, artık bundan sonra eğitim öğretim faaliyetleri içindeki birinci hedefimiz sevgili öğrencilerimizin ve öğretmenlerimizin başarısı olacaktır. Taşova milli eğitim teşkilatı olarak, geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi her bakımdan başarılarla dolu bir eğitim öğretim dönemi geçirmek istiyoruz. Okul müdürlerimizle ve öğretmen arkadaşlarımızla ilk toplantımızı yaptık, kısa ve uzun vadeli hedeflerimizi belirleyip tartıştık. İnşallah, her bakımdan güzel sonuçlar alacağımızı ümit ediyoruz. Bu vesileyle sevgili öğrencilerimize ve saygıdeğer meslektaşlarıma başarı dileklerimi iletiyor saygı ve sevgilerimi sunuyorum. Her zaman olduğu gibi, kısa bir seyahat dönüşü izlenimlerimi siz şiir ve sanat dostlarıyla *** Gezi Notu // Ankara Notları *** başlığı altında paylaşmak istedim. Saygılarımla.09/02/2009-ali rıza atasoy

Ali Rıza Atasoy
Kayıt Tarihi : 15.2.2009 21:38:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Hikayesi:


ÇAMLIDERE VE DOĞA DOSTLARI DERNEĞİ www.camliderem.org

Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
  • Kadir Aslan
    Kadir Aslan

    merhaba hocam.öncelikle belirteyim size doğrudan mesaj dönderemedim.çok kez denedim ama olmadı.bende bir yazınıza yorum yazarak ulaşmak istedim size.mayıs ayında düzenlenecek olan Yeşilırmak Şiir Vadisi Grubu Borabay Şiir Dinletisine Kastamonu'dan da konuklarınız olacakmı.Şayet olacaksa benim ve bir kaç arkadaşımın da katılımı mümkün olabilir mi?onlarla beraber.Şimdiden teşekkür eder hayırlı günler dilerim.

    Cevap Yaz
  • Şemsettin Ağar
    Şemsettin Ağar

    SAYENDE BİZ DE BU YAZI İLE ORALARI GÖRMÜŞ OLDIUK MÜDÜRÜM.SELAMLAR SAYGILAR.İNŞALLAH DÜZENLENECEK HER ETKİNLİKTE BULUŞMAK DİLEĞİYLE

    Cevap Yaz

TÜM YORUMLAR (2)

Ali Rıza Atasoy