Kırk yaşında köydeki tek bekardı
Gözünü bir dula dikti Süleyman
Fırtınaya davetiye çıkardı
Bahçesine rüzgâr ekti Süleyman
Bağcı oldu Kel Ali’nin Bağı’nda
Kavrulup giderken kendi yağında
Pek yamandı delikanlı çağında
Atılgandı, gözü pekti Süleyman
Hovardalık var kadının kanında
Kaş – göz eder Süleyman’ın yanında
Boşandılar yirmi yılın sonunda
Bir deri ve bir kemikti Süleyman
Ahırdaki boz eşeğe küserdi
Meyve veren yaş ağacı keserdi
Nesi var, nesi yok ortaya serdi
Hem budala hem gerzekti Süleyman
Hırsızlıktan mahkemesi görüldü
Hüküm giydi ve defteri dürüldü
Yuhalandı, memleketten sürüldü
Ömür boyu çile çekti Süleyman
Mevzu biter ondan sonra duyardı
Hem avanak hem aptal hem hıyardı
Can Yoldaşı ikaz etti, uyardı
Yoksa nerden bilecekti Süleyman
Kayıt Tarihi : 17.08.2026 00:32:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!