Gençliğe Hitabe Şiiri - Necip Fazıl Kısa ...

Necip Fazıl Kısakürek
339

ŞİİR


2306

TAKİPÇİ

Gençliğe Hitabe

bir gençlik, bir gençlik, bir gençlik...

"zaman bendedir ve mekân bana emanettir! " şuurunda bir gençlik...

devlet ve milletinin büyük çapa ermiş yedi asırlık hayatında ilk ikibuçuk asrını aşk, vecd, fetih ve hakimiyetle süsleyici; üç asrını kaba softa ve ham yobaz elinde kenetleyici; son bir asrını, allah'ın kur'an'ında "belhüm adal" dediği hayvandan aşağı taklitçilere kaptırıcı; en son yarım asrını da işgal ordularının bile yapamayacağı bir cinayetle, türkü madde plânında kurtardıktan sonra ruh plânında helâk edici tam dört devre bulunduğunu gören... bu devirleri yükseltici aşk, çürütücü taklitçilik ve öldürücü küfür diye yaftalayan ve şimdi, evet şimdi... beşinci devrenin kapısı önünde dimdik bekleyen bir gençlik...

gökleri çökertecek ve yeni kurbağa diliyle bütün "dikey"leri "yatay" hale getirecek bir nida kopararak "mukaddes emaneti ne yaptınız? " diye meydan yerine çıkacağı günü kollayan bir gençlik...

dininin, dilinin, beyninin, ilminin, ırzının, evinin, kininin, öcünün davacısı bir gençlik...

halka değil hakka inanan, meclisinin duvarında "hakimiyet hakkındır" düsturuna hasret çeken, gerçek adaleti bu inanışta ve halis hürriyeti hakka kölelikte bulan bir gençlik...

emekçiye "benim sana acıdığım ve yardımcı olduğum kadar sen kendine acıyamaz ve yardımcı olamazsın! ama sen de, zulüm gördüğün iddiasiyle, kendi kendine hakkı ezmekte ve en zalim patronlardan daha zalim istismarcılara yakanı kaptırmakta başıboş bırakılamazsın! ", kapitaliste ise "allah buyruğunu ve resul ölçüsünü kalbinin ve kasanın kapısına kazımadıkça serbest nefes bile alamazsın! ", ihtarını edecek... kökü ezelde ve dalı ebedde bir sistemin aşkına, vecdine, diyalektiğine, estetiğine, irfanına, idrakine sahip bir gençlik...

birbuçuk asırdır yanıp kavrulan, bunca keşfine ve oyuncağına rağmen buhranını yenemeyen ve kurtuluşunu arayan batı adamının bulamadığını, türkün de yine birbuçuk asırdır işte bu hasta batı adamında bulduğunu sandığı şeyi, o mübarek oluş sırrını çözecek ve her sistem ve mezhep, ortada ne kadar hastalık varsa tedavisinin ve ne kadar cennet hayali varsa hakikatinin islâm'da olduğunu gösterecek ve bu tavırla yurduna islâm âlemine ve bütün insanlığa numunelik teşkil edecek bir gençlik...

"kim var! " diye seslenilince, sağına ve soluna bakınmadan, fert fert "ben varım! " cevabını verici, her ferdi "benim olmadığım yerde kimse yoktur! " duygusuna sahip bir dava ahlâkını pırıldatıcı bir gençlik...

can taşıma liyakatini, canların canı uğrunda can vermeyi cana minnet sayacak kadar gözü kara ve o nisbette strateji ve taktik sahibi bir gençlik...

büyük bir tasavvuf adamının benzetişiyle, zifiri karanlıkta ak sütün içindeki ak kılı farkedecek kadar gözü keskin bir gençlik...

bugün, komik üniversitesi, hokkabaz profesörü, yalancı ders kitabı, çıkartma kağıdı şehri, muzahrafat kanalı sokağı, fuhş albümü gazetesi, şaşkına dönmüş ailesi ve daha nesi ve nesi, hasılı, güya kendisini yetiştirecek bütün cemiyet müesseselerinden aldığı zehirli tesiri üzerinden silkip atabilecek, kendi öz talim ve terbiyesine, telkin ve telbiyesine memur vasıtalara kadar nefsini koruyabilecek, tekbaşına onlara karşı durabilecek ve çetinler çetini bu işin destanlık savaşını kazanabilecek bir gençlik...

annesi, babası, ninesi ve dedesi de içinde olsa gelmiş ve geçmiş bütün eski nesillerden hiç birini beğenmeyen, onlara "siz güneşi ceketinizin astarı içinde kaybetmiş marka müslümanlarısınız! gerçek müslüman olsaydınız bu hallerden hiçbiri başımıza gelmezdi! " diyecek ve gerçek müslümanlığın "ne idüğü"nü ve "nasıl"ını gösterecek bir gençlik...

tek cümleyle, allah'ın, kâinatı yüzüsuyu hürmetine yarattığı sevgilisinin âlemleri manto gibi bürüyen eteğine tutunacak, o'ndan başka hiçbir tutamak, dayanak, sığınak, barınak tanımayacak ve o'nun düşmanlarını ancak kubur farelerine denk muameleye lâyık görecek bir gençlik...

bu gençliği karşımda görüyorum. maya tutması için otuz küsür yıldır, devrimbaz kodamanların viski çektiği kamıştan borularla ciğerimden kalemime kan çekerek yırtındığım, kıvrandığım ve zindanlarda çürüdüğüm bu gençlik karşısında uykusuz, susuz, ekmeksiz, başımı secdeye mıhlayıp bir ömür allah'a hamd etme makamındayım. genç adam! bundan böyle senden beklediğim, manevî babanın tabutunu musalla taşına, anadolu kıtası büyüklüğündeki dâva taşını da gediğine koymandır.

surda bir gedik açtık; mukaddes mi mukaddes!
ey kahbe rüzgâr, artık ne yandan esersen es! ..

Allah'ın selâmı üzerine olsun! "

Necip Fazıl Kısakürek
Kayıt Tarihi : 29.5.2004 00:38:00
Şiiri Değerlendir
Hikayesi:


1975'de MTTB'nin Tertiplediği Millî Gençlik Gecesinde.

Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
  • Muroo
    Muroo

    Her mükemmel şiirin altından n. F. K çıkıyor mekanı cennet olsun

  • gizemlisair2 insta hesabım
    gizemlisair2 insta hesabım

    HERKES YAŞAR


    Herkes yasar elbet
    Kimisi ölüyken kimisi mutluyken
    Kimisi fakirken, kimisi zenginken
    Ama yaşarlar sonuçta

    Cebinde on lira olsa da
    Gidecek yeri olmasa da
    Üzüntüden kahrolsa da
    Yaşamak zorunda


    Benim şiirim nasıl sizce?

  • gizemlisair2 insta hesabım
    gizemlisair2 insta hesabım

    HERKES YAŞAR


    Herkes yasar elbet
    Kimisi ölüyken kimisi mutluyken
    Kimisi fakirken, kimisi zenginken
    Ama yaşarlar sonuçta

    Cebinde on lira olsa da
    Gidecek yeri olmasa da
    Üzüntüden kahrolsa da
    Yaşamak zorunda


    Benim şiirim nasıl sizce?

  • Mehmet Kanber
    Mehmet Kanber

    Bir zerrecik insanım
    Görevim kat kat büyük
    Nedenini biliyorum
    Beynimin içinde insanlığı taşıyorum.
    Hayaller aleminde gerçeği yaşıyorum.
    Taşıyan Yüce Allah
    Görüntüde biz varız.

    İnsanlık battı dünya
    Sen neden batmıyorsun?
    Gönüller iflas etti
    Sen iflas etmiyorsun.
    Günün dolmadı herhalde
    Yaşa böyle zamansız.
    Allah nurunu kesti
    Bütün insanlık arsız..

    Eyvah eyvah sonsuzluk
    Dünya için satıldı
    Allah diyen insanlar
    Zindanlara atıldı
    Hürriyet var diyorlar
    Çakalın hürriyeti
    Eyvah nasıl kaybettik
    İmanlı zürriyeti?

    Yamyamlar dünyasında
    İnsanlık arıyoruz!
    Biz bunlardan değiliz
    Biz neden ölmüyoruz?
    Ölelim ki doğalım
    Ölmeden doğulmuyor
    Bu can tende durdukça
    Allaha varılmıyor!

    Sorma bana ben bilmem
    Bilir bana bildiren
    Ağlatır sizi dinle
    Bu dünya da güldüren
    Öteler ötesinden
    Dinle sesler geliyor
    Dünyayı sevmeyeni
    Yüce Allah seviyor...

  • Hatice
    Hatice

    Harikaydı bayıldım

TÜM YORUMLAR (72)