Geceye Sığmayan Şiiri - Bahadır Buğra Aksoy

Bahadır Buğra Aksoy
17

ŞİİR


2

TAKİPÇİ

Geceye Sığmayan

‎Bir gece
‎bütün şehir sustu.
‎
‎Saatler yürümeyi bıraktı,
‎evlerin pencerelerinde
‎yorgun ışıklar kaldı yalnız.
‎
‎Ben çıktım sokağa.
‎
‎Cebimde yarım kalmış bir dua,
‎dilimde kimseye söyleyemediğim
‎eski bir cümle vardı.
‎
‎Gökyüzüne baktım.
‎
‎Ne ay vardı
‎ne yıldız.
‎
‎Fakat içimde
‎kimsenin görmediği
‎bir ışık yanıyordu.
‎
‎Belki insan
‎tam da her şeyini kaybettiğinde
‎buluyor kendini.
‎
‎Belki bütün yolların bittiği yerde
‎başlıyor asıl yolculuk.
‎
‎Yürüdüm.
‎
‎Arkamda bıraktım
‎adını unuttuğum şehirleri,
‎beni kendime yabancı eden
‎kalabalıkları,
‎gülüşüme karışmış
‎bütün sahte sevinçleri.
‎
‎Bir dağın önünde durdum.
‎Dağ sustu.
‎Ben sustum.
‎
‎Ve o sessizlikte
‎kalbimin sesini duydum:
‎
‎“Daha bitmedi.”
‎Birden rüzgâr yükseldi.
‎
‎Toprak konuştu,
‎ağaçlar eğildi,
‎gece kendi karanlığından ürktü.
‎
‎Anladım ki
‎insanın içinde de
‎böyle bir kıyamet koparmış bazen hayat.
‎
‎Yıkılmak için değil;
‎yeniden kurulmak için.
‎
‎Ey kalbim,
‎sen ne çok kapı çaldın
‎insanların yüzünde.
‎
‎Oysa aradığın kapı
‎içinde açılmayı bekliyordu.
‎
‎Şimdi dön.
‎Bütün yolları geride bırak.
‎
‎Bir secde kadar yaklaş
‎hakikate.
‎
‎Çünkü bazı yaralar
‎zamanla kapanmaz;
‎
‎insanı
‎Rabbine götürdüğü için
‎şifa olur.
‎
‎Ve sabah olduğunda
‎şehir yine uyanacak.
‎
‎Fırınlar yanacak,
‎otobüsler geçecek,
‎insanlar acele edecek
‎bir yerlere yetişmek için.
‎
‎Kimse bilmeyecek.
‎Ama sen bileceksin:
‎
‎Bu gece
‎içinde bir şey öldü.
‎
‎Ve ilk defa
‎ölümden korkmadım.
‎
‎Çünkü onun ardından
‎bir sabah doğdu.
‎
‎Güneş gökyüzünden değil,
‎kalbinin en karanlık yerinden.

Bahadır Buğra Aksoy
Kayıt Tarihi : 28.08.2026 15:54:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir